İNCE’NİN CHP’DE KALMASININ PERDE ARKASI: GÖRÜNENDEN DAHA FAZLASI MI VAR? « Hatay Yeni Haber Gazetesi

19 Temmuz 2026 - 17:28

İNCE’NİN CHP’DE KALMASININ PERDE ARKASI: GÖRÜNENDEN DAHA FAZLASI MI VAR?

Muharrem İnce’nin CHP’de kalma kararı, siyaset kulislerinde farklı değerlendirmeleri beraberinde getirdi. Bu köşe yazısında, söz konusu karar; kurultay süreci, muhalefetin olası yol haritası ve siyasi dengeler açısından analiz edilirken, görünenin ötesindeki ihtimaller farklı bir bakış açısıyla ele alınıyor.

İNCE’NİN CHP’DE KALMASININ PERDE ARKASI: GÖRÜNENDEN DAHA FAZLASI MI VAR?
Son Güncelleme :

19 Temmuz 2026 - 18:55

reklam

İNCE’NİN CHP’DE KALMASININ PERDE ARKASI: GÖRÜNENDEN DAHA FAZLASI MI VAR?

Siyasette Her Hamlenin Bir Sebebi, Her Sessizliğin Bir Mesajı Vardır

KÖŞE YAZISI

Yazan: Levent AŞKAR

Hatay Yeni Haber Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü

Muharrem İnce‘nin, CHP‘nin kurumsal kimliğine vurgu yaparak partide kalacağını açıklamasının ardından siyaset yeniden hareketlendi. Televizyon ekranlarında, sosyal medyada ve siyasi kulislerde herkes bu kararı kendi penceresinden yorumluyor.

Kimine göre bu bir geri adım, kimine göre bir mecburiyet, kimine göre ise siyasi bir yalnızlığın sonucu…

Ben ise meseleye biraz daha farklı bakıyorum.

Çünkü siyasette görünen ile gerçekte yaşanan çoğu zaman aynı şey değildir.

Siyasetin Mutfağına Girmeden Yapılan Yorumlar Eksik Kalır

Siyasetin mutfağında hangi hesapların yapıldığını bilmeden yapılan değerlendirmeler çoğu zaman eksik kalır. Bugün herkes Muharrem İnce‘nin kararını konuşuyor ama dikkat çeken başka bir ayrıntı var.

Bu kararın en önemli muhataplarından biri olan Özgür Özel‘den sert bir açıklama ya da tartışmayı büyütecek herhangi bir çıkış gelmedi.

Bu sessizlik bana göre üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir ayrıntıdır.

Bazen siyasette söylenenlerden çok söylenmeyenler daha fazla şey anlatır.

İşin Matematiği Nerede Başlıyor?

Şimdi olası bir siyasi senaryo üzerinden düşünelim.

Farz edelim ki yeni bir siyasi oluşum ortaya çıktı ve Özgür Özel de bu yapının başına geçti. Buna karşılık CHP kurumsal yapısıyla yoluna devam ediyor ve Kemal Kılıçdaroğlu da genel başkanlık görevini sürdürüyor.

Böyle bir tabloda partinin meşruiyetini güçlendirecek en önemli süreç kurultay olacaktır.

İşte tam bu noktada kritik soru ortaya çıkıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısına çıkabilecek, delegeler üzerinde etkili olabilecek ve tabanı harekete geçirebilecek güçlü bir isim kim?

Benim değerlendirmeme göre bu sorunun en güçlü cevabı yine Muharrem İnce’dir.

Bölünme Kime Yarar?

Şayet Muharrem İnce CHP’den ayrılmış olsaydı, kurultay sürecinde Kılıçdaroğlu’nun eli çok daha rahatlayabilirdi.

Sonrasında ise benzer seçmen kitlesine hitap eden iki ayrı siyasi yapı ortaya çıkardı.

Bu da doğal olarak muhalefet oylarının bölünmesi riskini beraberinde getirirdi.

Siyasette bazen birkaç puanlık oy kayması bile seçimlerin kaderini değiştirebilir.

İşte bu nedenle mesele yalnızca bir kişinin hangi partide kaldığı değil, ortaya çıkacak siyasi denklemdir.

Madalyonun Diğer Yüzü

Şimdi aynı tabloya tersinden bakalım.

Eğer ilerleyen süreçte CHP’de bir kurultay gerçekleşir ve Muharrem İnce parti içinde güçlü bir aday olarak yarışırsa, siyasi dengeler tamamen değişebilir.

Kurultayın sonucunda ortaya çıkabilecek yeni tablo, muhalefetin yeniden tek çatı altında buluşmasının önünü açabilir.

Bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini elbette bugünden kimse kesin olarak bilemez.

Ancak siyasette ihtimalleri değerlendirmek de analiz yapmanın doğal bir parçasıdır.

Benim Değerlendirmem

Benim kişisel kanaatim şudur:

Muharrem İnce’nin CHP’de kalma kararı, yalnızca bireysel bir tercih olarak okunmamalıdır. Bu kararın, Özgür Özel ile Muharrem İnce arasında uzun vadeli siyasi hesapların da değerlendirildiği ortak bir stratejinin parçası olabileceği ihtimali göz ardı edilmemelidir.

Elbette bu, doğrulanmış bir bilgi değil; mevcut gelişmeler üzerinden yaptığım siyasi analizdir.

Ancak siyasette bazen en büyük hamleler, en az konuşulan masalarda planlanır.

Gerçek Liderlik Nedir?

Siyasette risk almayanlar tarih yazamaz.

Ancak alınan riskin doğru yönetilmesi de en az o kadar önemlidir.

Gerçek liderlik; şartlar ne kadar zor olursa olsun, günü değil yarını hesaplayabilmek, kısa vadeli kazanımlar uğruna uzun vadeli hedeflerden vazgeçmemektir.

Belki de bugün çok tartışılan bu kararın gerçek anlamını birkaç ay ya da birkaç yıl sonra daha net göreceğiz.

Ben gazeteci olarak gördüğümü değil, gördüğümün arkasındaki ihtimalleri de sorgulamaya devam edeceğim.

Çünkü gazetecilik yalnızca haber aktarmak değil, gelişmeleri analiz ederek okuyucuya farklı bakış açıları sunabilme sorumluluğunu da taşır.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.