BARIŞ, SADECE SAVAŞIN OLMAMASI DEĞİL; SAĞLIKLI, GÜVENLİ VE YAŞANABİLİR BİR HAYATTIR « Hatay Yeni Haber Gazetesi

31 Ağustos 2026 - 16:57

BARIŞ, SADECE SAVAŞIN OLMAMASI DEĞİL; SAĞLIKLI, GÜVENLİ VE YAŞANABİLİR BİR HAYATTIR

Antakya Çevre Koruma Derneği, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde barışın yalnızca savaşların sona ermesi olmadığını vurguladı. Dernek Başkanı Nilgün Karasu tarafından okunan açıklamada; temiz hava, temiz su, sağlıklı çevre ve güvenli yaşam hakkına dikkat çekilerek, Hatay’ın yeniden inşa sürecinde doğanın ve kent belleğinin korunması çağrısı yapıldı.

BARIŞ, SADECE SAVAŞIN OLMAMASI DEĞİL; SAĞLIKLI, GÜVENLİ VE YAŞANABİLİR BİR HAYATTIR
Son Güncelleme :

31 Ağustos 2026 - 18:19

reklam

BARIŞ, SADECE SAVAŞIN OLMAMASI DEĞİL; SAĞLIKLI, GÜVENLİ VE YAŞANABİLİR BİR HAYATTIR

Antakya Çevre Koruma Derneği’nden 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde çağrı: “Doğayla savaşarak barış kurulamaz”

Antakya Çevre Koruma Derneği, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, barış kavramının yalnızca savaşların sona ermesiyle sınırlı olmadığını vurgulayarak, sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkının da barışın temel unsurlarından biri olduğunu belirtti. Açıklamayı Dernek Başkanı Nilgün Karasu okudu.

“Barış, insanların korkusuzca yaşayabilmesidir”

Antakya Çevre Koruma Derneği Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Başkan Nilgün Karasu, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde barışın yalnızca silahların susması anlamına gelmediğine dikkat çekti.

Karasu, insanların korkusuzca yaşayabilmesi, çocukların temiz hava ve suya ulaşabilmesi, doğal alanların korunması ve herkesin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının güvence altına alınmasının barışın ayrılmaz parçaları olduğunu ifade etti.

“Depremin yaraları hâlâ taze”

Hatay’da 6 Şubat depremlerinin ardından geçen zamana rağmen acıların, kayıpların ve yaraların hâlâ taze olduğunu belirten Karasu, depremin yalnızca evleri, sokakları ve kentleri yıkmadığını; insanların yaşam alanlarını, doğayı ve geleceğe ilişkin güven duygusunu da derinden sarstığını söyledi.

Karasu, Antakya’nın yeniden inşa sürecinde doğanın ve insan sağlığının korunmasının temel öncelik olması gerektiğini vurguladı.

“Yeniden inşa, yeni çevre sorunlarına yol açmamalı”

Deprem sonrası yürütülen enkaz kaldırma, yıkım ve hafriyat çalışmalarının yanı sıra taş ocakları, beton santralleri, yoğun toz ve hava kirliliği gibi sorunların depremzedelerin yaşamını daha da zorlaştırdığına dikkat çekilen açıklamada, bu durumun halk sağlığı açısından ciddi riskler oluşturduğu ifade edildi.

Dernek, yeniden yapılanma sürecinin yalnızca yeni binaların inşa edilmesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, kentle birlikte doğanın, suyun, havanın, toprağın, kültürel mirasın ve kent belleğinin de korunması çağrısında bulundu.

“Barış; temiz hava, temiz su ve güvenli yaşamdır”

Açıklamada barışın; çocukların asbest ve toz solumadığı, insanların temiz hava ve temiz suya erişebildiği, enkaz yönetiminin çevre ve insan sağlığı gözetilerek yapıldığı bir yaşam düzeni olduğu belirtildi.

Asi Nehri’nin ve doğal alanların korunması, kentin hafızasının ve kültürel dokusunun yaşatılması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, doğanın rant uğruna feda edilmemesi gerektiği vurgulandı.

Kadınların, çocukların, yaşlıların ve tüm yurttaşların güven içerisinde yaşayabildiği bir kent düzeninin oluşturulmasının önemine de işaret edildi.

“Bir kenti yeniden kurmak, yaşamı yeniden kurmaktır”

Antakya Çevre Koruma Derneği, deprem sonrasında gerçekleştirilen yeniden yapılanmanın ekolojik, bilimsel, şeffaf, katılımcı ve insan odaklı olması gerektiğini savundu.

Açıklamada, “Bir kenti yeniden kurmak; o kentin doğasını, suyunu, havasını, toprağını, kültürünü, hafızasını ve insanını korumaktır.” görüşüne yer verildi.

Dernek, doğayla savaşarak barış kurulamayacağını, insanla barışmadan bir kentin yeniden kurulamayacağını ve halkın iradesi yok sayılarak geleceğin inşa edilemeyeceğini vurguladı.

Hatay için “barış ve yaşam” çağrısı

1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla çağrılarını yineleyen Antakya Çevre Koruma Derneği, Hatay’da barışın doğayla, kentle, insanla ve yaşamla birlikte kurulması gerektiğini belirtti.

Depremin yıktığı kent yeniden inşa edilirken yeni çevre felaketlerine izin verilmemesi gerektiğini ifade eden dernek, hava ve su kirliliğine karşı etkin denetim yapılmasını, doğal alanların korunmasını ve halkın sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının güvence altına alınmasını istedi.

“Antakya’nın geleceği betonun değil, yaşamın geleceğidir”

Açıklamanın sonunda güçlü bir mesaj veren Antakya Çevre Koruma Derneği, şu çağrıda bulundu:

“Barış istiyoruz!

Sağlıklı bir çevre istiyoruz!

Doğayla barışık bir Hatay istiyoruz!

Depremin yaralarını derinleştiren değil, saran bir yeniden inşa istiyoruz!”

Dernek, açıklamasını “Savaşsız, sömürüsüz, adil ve yaşanabilir bir dünya için Hatay’dan, Antakya’dan barışın ve yaşamın sesini yükseltiyoruz. 1 Eylül Dünya Barış Günü kutlu olsun.” sözleriyle tamamladı.

Haber: Levent AŞKAR

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.