
SAĞLIKTA VE YAŞAMIN HİÇBİR ALANINDA ŞİDDETE ALIŞMAYACAĞIZ
Hatay Tabip Odası Başkanı Ümit Oğur, Samandağ Devlet Hastanesi’nde görev yapan Dr. Necva Kamacı Ali’ye yönelik fiziksel saldırı ve bıçaklı tehdide tepki gösterdi. Oğur, sağlıkta şiddetin yalnızca güvenlik önlemleriyle değil, sağlık politikalarının yeniden ele alınmasıyla önlenebileceğini belirterek, “5 dakikada hekimlik yapılamaz, sağlık 5 dakikaya sığmaz” dedi.
Hatay Tabip Odası Başkanı Ümit Oğur, Hatay Tabip Odası Yönetim Kurulu ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Hatay Şubesi adına düzenlediği basın açıklamasında, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin her geçen gün daha ciddi bir tehdit hâline geldiğine dikkat çekti.
https://www.facebook.com/share/v/14mBtY492T8/
SAMANDAĞ’DAKİ SALDIRIYA TEPKİ
Samandağ Devlet Hastanesi’nde geçtiğimiz hafta yaşanan saldırının sağlıkta şiddetin ulaştığı boyutu bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Oğur, günün ikinci yarısında 60’tan fazla poliklinik hastasına baktıktan sonra lokal cerrahi işlem yaptığı sırada, randevusuz bir hastanın yakını tarafından meslektaşları Dr. Necva Kamacı Ali’nin fiziksel saldırıya ve bıçaklı tehdide maruz kaldığını ifade etti.
Oğur, olayda meslektaşlarının hafif zararla kurtulmasının, Beyaz Kod uygulamasının işletilmesinin ve saldırganın tutuklanmasının tek teselli olduğunu belirterek, “Hiçbir koşul altında sağlıkta şiddet kabul edilemez. Şiddete alışmayacağız.” mesajı verdi.
“ŞİFA VEREN ELE VEFA” SÖYLEMDE KALMAMALI
Sağlık Bakanlığının sağlıkta şiddetle mücadele konusunda uyguladığı politikaların yetersiz kaldığını savunan Oğur, “Şifa veren ele vefa” yaklaşımının söylemden öteye taşınamadığını belirtti.
Sağlık kurumlarına erişimin kolaylaşmasının, vatandaşın nitelikli ve sürdürülebilir sağlık hizmetine ulaştığı anlamına gelmediğini ifade eden Oğur, mevcut sistemin hem sağlık çalışanlarını hem de hastaları zorlayan bir yapıya dönüştüğünü kaydetti.
“5 DAKİKADA HEKİMLİK YAPILAMAZ”
Basın açıklamasında özellikle MHRS randevu sistemine dikkat çeken Oğur, hekimlere çok kısa sürelerde çok sayıda hasta bakma zorunluluğu getirildiğini belirterek şu ifadeyi kullandı:
“5 dakikada hekimlik yapılamaz, sağlık 5 dakikaya sığmaz.”
Hasta muayene süresinin en az 15-20 dakika olması gerektiğini belirten Oğur, uygulamada bu sürenin çoğu zaman 5 dakikanın altında, hatta 2-3 dakika civarında kaldığını söyledi.
Bu sürenin hasta ile hekim arasında sağlıklı bir iletişim kurulması için dahi yeterli olmadığını vurgulayan Oğur, anamnez alınması, muayenenin yapılması, gerekli tetkiklerin istenmesi, sonuçların değerlendirilmesi ve hastanın sorularının yanıtlanmasının mevcut süre içerisinde mümkün olmadığını dile getirdi.
KISA MUAYENE SÜRESİ İŞ YÜKÜNÜ ARTIRIYOR
Yetersiz muayene süresinin sağlık hizmetinin niteliğini olumsuz etkilediğini ifade eden Oğur, bir başvuruda sağlık sorununa çözüm bulunamayan hastaların tekrar tekrar sağlık kuruluşlarına başvurmak zorunda kaldığını belirtti.
Mükerrer başvuruların sağlık çalışanlarının iş yükünü artırdığını ve tükenmişliğe yol açtığını kaydeden Oğur, hastalarda ise bıkkınlık ve sağlık çalışanlarına karşı güvensizlik oluşabildiğini söyledi.
Bu sorunlara güvenlik zafiyetlerinin de eklenmesiyle sağlıkta şiddet riskinin arttığını belirten Oğur, sağlık kurumlarında çalışanların kolay ulaşılabilir olmalarının onları şiddetin hedefi hâline getirmemesi gerektiğini vurguladı.
“SORUNUN KAYNAĞI HEKİMLER DEĞİL, UYGULANAN POLİTİKALAR”
Oğur, sağlıkta yaşanan sorunların sorumluluğunun hekimler ve sağlık emekçileri olmadığının altını çizerek, mevcut sağlık politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Açıklamada eleştirilen başlıca uygulamalar arasında; hekimlere kısa aralıklarla hasta randevusu verilmesine dayanan MHRS sistemi, niceliği öne çıkaran performans ve teşvik uygulamaları, hastanelere başvuran hiçbir hastanın geri çevrilmemesi yaklaşımı ile birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerinin zayıflatılması yer aldı.
“ŞİDDETİ MEŞRULAŞTIRAN SÖYLEMLERE İZİN VERİLMEMELİ”
Sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların yanı sıra sosyal medyada şiddeti meşrulaştıran, kutuplaştırıcı ve hakaret içerikli paylaşımlara da tepki gösteren Oğur, hak aramanın yolunun şiddet olmadığını vurguladı.
Bazı sosyal medya hesaplarının yöneticilerine çağrıda bulunan Oğur, şiddeti teşvik eden ve toplumsal kutuplaşmayı artıran yorumlara müsamaha gösterilmemesi gerektiğini belirterek, tarafsız, sorumlu ve toplumsal barışa duyarlı bir tutum sergilenmesini istedi.
Oğur, hak arama yollarının idari ve adli süreçlerin usulüne uygun şekilde işletilmesinden geçtiğini ifade ederek, “Meslektaşımızın yanındayız, sürecin takipçisiyiz.” dedi.
“ŞİDDET SARMALINI BESLEYEN POLİTİKALAR DEĞİŞMELİ”
Son günlerde Samandağ Devlet Hastanesi Dermatoloji Polikliniği ile Diyarbakır Çocuk Hastanesi Yoğun Bakımında yaşanan sağlıkta şiddet olaylarının, sorunun münferit olmadığını gösterdiğini belirten Oğur, sağlıkta şiddetin önlenebilmesi için kapsamlı ve kalıcı adımlar atılması gerektiğini söyledi.
Oğur, sağlık hizmetlerinin altyapı, insan kaynakları ve liyakat esaslı yönetim anlayışıyla yeniden yapılandırılması; halkın sağlık hakkına yaraşır hizmet sunulması; ihtiyaca cevap verecek şekilde her basamakta sağlık kurumlarının kamusal sorumluluk anlayışıyla yeniden organize edilmesi gerektiğini vurguladı.
Sağlıkta başta olmak üzere her türlü şiddete karşı caydırıcı yasaların çıkarılması ve etkin biçimde uygulanması gerektiğini belirten Oğur, aksi durumda “şifa veren ele vefa” söyleminin yalnızca sözde kalacağını ifade etti.
SAĞLIK BAKANLIĞINA VE YEREL YÖNETİCİLERE ÇAĞRI
Basın açıklamasının sonunda Samandağ Devlet Hastanesi Başhekimliği ve Hatay İl Sağlık Müdürlüğü ile Sağlık Bakanlığına çağrıda bulunan Oğur, sağlıkta şiddeti doğuran sorunların çözümü için sağlık emekçileri ve meslek örgütleriyle iş birliği yapılmasını istedi.
Oğur, halkın da sürece katılımının sağlanması gerektiğini belirterek, sağlık politikalarının yeniden değerlendirilmesi ve şiddeti besleyen sorunların ortadan kaldırılması konusunda irade gösterilmesi çağrısında bulundu.
Hatay Tabip Odası ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Hatay Şubesi, sağlık çalışanlarının güvenli çalışma hakkı ile toplumun nitelikli sağlık hizmetine erişim hakkının birlikte savunulması gerektiğini vurguladı.
https://www.facebook.com/share/v/14mBtY492T8/
Haber / Fotoğraf / Video: Levent AŞKAR
