GÜNEY TABİP ODALARINDAN KRİTİK UYARI: “AKDENİZ’DE MİKROPLASTİK KRİZİ HALK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR” « Hatay Yeni Haber Gazetesi

23 Temmuz 2026 - 22:31

GÜNEY TABİP ODALARINDAN KRİTİK UYARI: “AKDENİZ’DE MİKROPLASTİK KRİZİ HALK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR”

GÜNEY TABİP ODALARINDAN KRİTİK UYARI: “AKDENİZ’DE MİKROPLASTİK KRİZİ HALK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR”
Son Güncelleme :

24 Temmuz 2026 - 1:28

reklam

GÜNEY TABİP ODALARINDAN KRİTİK UYARI: “AKDENİZ’DE MİKROPLASTİK KRİZİ HALK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR”

Yedi Tabip Odasından Ortak Çağrı: “Yarın Çok Geç Olabilir, Bugün Harekete Geçilmeli”

ADANA / HATAY – Adana, Adıyaman, Gaziantep-Kilis, Hatay, Kahramanmaraş, Mersin ve Osmaniye Tabip Odaları, Akdeniz’de giderek büyüyen mikroplastik ve plastik atık kirliliğine dikkat çekmek amacıyla ortak bir basın açıklaması yayımladı. Hekimler, yaşanan çevre krizinin artık yalnızca ekolojik bir sorun olmaktan çıktığını, doğrudan halk sağlığını tehdit eden ciddi bir sağlık krizine dönüştüğünü belirterek ilgili tüm kurumları acil önlem almaya çağırdı.

Açıklamada, “Bu konu acildir ve doğrudan bir halk sağlığı krizidir. Akdeniz’in, gıdamızın ve bölge halkının sağlığını korumak; hekimler, kamu kurumları, yerel yönetimler ve tüm toplumun ortak sorumluluğudur.” ifadelerine yer verildi.

Akdeniz, Mikroplastik Yoğunluğunun En Fazla Olduğu Denizlerden Biri

Tabip odalarının ortak açıklamasında, Adana, Adıyaman, Gaziantep, Hatay, Kilis, Mersin ve Osmaniye başta olmak üzere Doğu Akdeniz Bölgesi’nde plastik atık yükünün her geçen gün arttığı vurgulandı.

Akdeniz’in dünya denizlerinin yalnızca yaklaşık yüzde 1’ini oluşturmasına rağmen, bilimsel araştırmalara göre mikroplastik yoğunluğunun en yüksek olduğu denizlerden biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, yarı kapalı deniz özelliği nedeniyle plastik atıkların uzun yıllar sistem içerisinde kaldığı ve giderek biriktiği belirtildi.

“Mikroplastikler Artık İnsan Vücudunda”

Basın açıklamasında, mikroplastiklerin yalnızca çevreyi değil, doğrudan insan sağlığını tehdit ettiği ifade edildi.

Deniz ürünleri, tarımsal ürünler, içme suyu, sofra tuzu ve solunan hava yoluyla insan vücuduna giren mikro ve nanoplastiklerin artık kan dolaşımına karışarak organlara ulaştığı belirtilirken, son bilimsel araştırmalarda bu parçacıkların beyin, akciğer, karaciğer, böbrek, kemik iliği ve plasentada tespit edildiği aktarıldı.

Hekimler, plasentada saptanan mikroplastiklerin henüz doğmamış bebeklerin bile yaşamın en erken döneminde bu kirleticilere maruz kaldığını gösterdiğini ifade etti.

Kalp Krizi ve Kanser Riskine Dikkat Çekildi

Açıklamada, plastiklerin yapısında bulunan fitalatlar, Bisfenol A (BPA), kalıcı organik kirleticiler ve ağır metallerin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine de geniş yer verildi.

Bu maddelerin;

Hormon sistemini bozduğu,

Bağışıklık sistemini zayıflattığı,

İnflamasyon ve oksidatif strese neden olduğu,

Üreme sağlığını olumsuz etkilediği,

Çocuklar ve gebeler başta olmak üzere kırılgan gruplarda ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı,

Kanser ve kronik hastalık riskini artırdığı ifade edildi.

Ayrıca son yıllarda yayımlanan bilimsel çalışmaların, damar plaklarında tespit edilen mikroplastiklerin kalp krizi, inme ve kardiyovasküler ölümlerle ilişkili olabileceğine işaret ettiği belirtildi.

“Türkiye, Plastik Atıkların Hedef Ülkesi Hâline Geldi”

Ortak açıklamada, Türkiye’nin son yıllarda gelişmiş ülkelerin plastik atıklarının gönderildiği ülkelerden biri hâline geldiği ifade edildi.

Çin’in plastik atık ithalatını durdurmasının ardından Türkiye’ye yönelen plastik atık miktarının arttığı belirtilirken, “geri dönüşüm” söyleminin sürdürülebilirlik algısı oluşturduğu ancak ithal edilen atıkların önemli bölümünün geri dönüştürülemediği kaydedildi.

Özellikle Çukurova Havzası’nda plastik atık depolama alanları ile yasa dışı yakma faaliyetlerinin tarım alanları ve su kaynaklarını tehdit ettiği belirtilen açıklamada, bunun çevresel adaletsizliği de derinleştirdiği vurgulandı.

İşçiler En Büyük Sağlık Riskiyle Karşı Karşıya

Tabip odaları, geri dönüşüm sektöründe çalışan işçilerin büyük bölümünün yeterli koruyucu ekipman olmadan görev yaptığını belirtti.

Özellikle kayıt dışı çalışanlar, göçmen işçiler ve çocuk işçilerin toksik maddelere doğrudan maruz kaldığına dikkat çekilen açıklamada, ekonomik kazancın sektör tarafından elde edilirken sağlık ve çevre maliyetinin çalışanlara ve toplumun geneline yüklendiği ifade edildi.

Bakanlıklara ve Yerel Yönetimlere Acil Çağrı

Ortak açıklamada; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, valilikler, belediyeler, üniversiteler, meslek odaları ve sanayi kuruluşları göreve davet edildi.

Altı Maddelik Acil Eylem Planı Talebi

Tabip odaları, kamu kurumlarından şu adımların vakit kaybetmeden atılmasını istedi:

Plastik atık ithalatının tamamen yasaklanması,

Su, toprak, deniz canlıları ve insan dokularını kapsayan düzenli biyo-izleme programlarının oluşturulması,

Geri dönüşüm sektöründe iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz uygulanması,

Okullar ile kamu kurumlarında tek kullanımlık plastiklerin kademeli olarak kaldırılması,

Halk sağlığı erken uyarı ve risk iletişim sisteminin kurulması,

Üniversiteler ve kamu kurumlarının katılımıyla Doğu Akdeniz Bölgesel Mikroplastik Eylem Planı hazırlanması.

“Hiçbir Kurum Sorumluluktan Kaçamaz”

Basın açıklamasının sonunda, çevre ve halk sağlığının korunmasının devletin temel sorumluluklarından biri olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:

“Hiçbir kurumun ‘Bu benim görev alanım değil.’ deme lüksü yoktur. Bilimsel araştırmaların derinleştirilmesi, düzenli izleme çalışmalarının yürütülmesi ve kamu yararını esas alan politikaların hayata geçirilmesi zorunludur.”

Hekimler, Akdeniz’in korunmasının yalnızca bugünün değil gelecek nesillerin sağlığı açısından da hayati önem taşıdığına dikkat çekerek çağrılarını şu sözlerle tamamladı:

“Bugün korunamayan Akdeniz, yarının sağlıksız toplumunu oluşturacaktır. Çocuklarımızın, gıdamızın ve geleceğimizin korunması için bilimin ışığında, koruyucu halk sağlığı politikalarıyla şimdi harekete geçmek zorundayız. Akdeniz ortak mirasımızdır. Yarın çok geç olabilir.”

Haber: Levent AŞKAR

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.