ÜNALMIŞ: KÖY ENSTİTÜLERİ BİR AYDINLANMANIN MÜCADELESİDİR. « Hatay Yeni Haber Gazetesi

21 Mayıs 2022 - 06:12

ÜNALMIŞ: KÖY ENSTİTÜLERİ BİR AYDINLANMANIN MÜCADELESİDİR.

Eğitim Sen Ankara 1 No.lu Şube Başkanı Sacit Ünalmış, Köy Enstitüleriyle ilgili bir açıklama yaptı.

reklam
ÜNALMIŞ: KÖY ENSTİTÜLERİ BİR AYDINLANMANIN MÜCADELESİDİR.
Son Güncelleme :

18 Nisan 2021 - 21:37

41 views
reklam

Eğitim Sen Ankara 1 No.lu Şube Başkanı Sacit Ünalmış, Köy Enstitüleriyle ilgili bir açıklama yaptı.

Ünalmış açıklamasında, “Bu mücadele Prometheus’un Tanrıların egemen olduğu Olimpos’tan ateşi yani, yaratıcılığı, bilimi, uygarlığı -Tanrılara rağmen- çalıp düzeni değiştirmek amacıyla insanlara vermesiyle başlar. Bu aydınlanma ateşini Sokrates ve Galileo insanlara elden ele geçirmek için canlarını feda eder. Yaşadığımız coğrafya buna kayıtsız kalır mı? Demirci Kawa zalim Dehak’a başkaldırır, zulmün zincirlerini kırar, özgürlük adına. Bu aydınlanma ateşi Şeyh Bedrettin’de Pir Sultan’da vücut bulur. Onları yakar kavurur, taşar. “Kadılar müftüler fetva yazarsa/ Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan.” derler.

reklam

Bu ateş karanlığa, fetvalara ve bağnazlığa karşı özgürlük ateşine dönüşür. Bu özgürlük ateşini düşlerinde, düşüncelerinde içselleştirenler şiirleriyle, türküleriyle Anadolu halkının yüreğine düşürürler. Bu toprakların insanı özgürlüğüne düşkündür. Çıkar Dadaloğlu “Ferman padişahınsa dağlar bizimdir.” der. “Ben de güzel sevdim kendi halimce” diyen Karacaoğlan, özgürlüğünü sevgi ile ifade eder. Bu aydınlanma ateşi Nazım’da anlamını pekiştirir: “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, Ve bir orman gibi kardeşçesine” diyerek bizim memleketin özgürlük mücadelesi için hapislerde yatar. İşte bu aydınlanma ateşi için ödenen bedeller, genç cumhuriyette, Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’un zihinde somutlaşır. Anadolu insanının özgürlük ateşidir Köy Enstitüleri; şehirdekilerle köydekilerin eşitlenmesidir; ağanın, beyin kölesi değil birey olmanın adıdır; özgürlüğün kapısıdır. Bu sömürü düzenini değiştirecek önemli bir güçtür. Köy Enstitüleri’nin gerçek hikâyesi budur. Gerisi tevatürdür” ifadelerini kullandı. (Haber:Nazire GÜLENAY)

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam