TÖB-SEN’DEN CUMHURİYET YÜRÜYÜŞÜ: “YAŞASIN LAİK, BİLİMSEL VE KAMUSAL EĞİTİM!” « Hatay Yeni Haber Gazetesi

5 Kasım 2026 - 11:15

TÖB-SEN’DEN CUMHURİYET YÜRÜYÜŞÜ: “YAŞASIN LAİK, BİLİMSEL VE KAMUSAL EĞİTİM!”

TÖB-SEN üyeleri ve vatandaşlar, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla laik, bilimsel eğitim ve tam bağımsız Türkiye talebiyle Cumhuriyet yürüyüşü düzenledi. Defne Necmi Asfuroğlu Anadolu Lisesi’nden Uğur Mumcu alanına yürüyen katılımcılar, yürüyüşün ardından düzenlenen basın açıklamasında Cumhuriyet’in temel değerlerine ve eğitimde fırsat eşitliğine dikkat çekti.

TÖB-SEN’DEN CUMHURİYET YÜRÜYÜŞÜ: “YAŞASIN LAİK, BİLİMSEL VE KAMUSAL EĞİTİM!”
Son Güncelleme :

01 Kasım 2026 - 16:19

reklam

TÖB-SEN’DEN CUMHURİYET YÜRÜYÜŞÜ: “YAŞASIN LAİK, BİLİMSEL VE KAMUSAL EĞİTİM!”

TÖB-SEN üyeleri ve vatandaşlar, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla laik, bilimsel eğitim ve tam bağımsız Türkiye talebiyle Cumhuriyet yürüyüşü düzenledi. Defne Necmi Asfuroğlu Anadolu Lisesi önünden başlayan yürüyüş, Uğur Mumcu Bulvarı’ndaki alanda sona erdi. Yürüyüşün ardından düzenlenen basın açıklamasında Cumhuriyet’in temel değerlerine, eğitimde fırsat eşitliğine ve emek mücadelesine vurgu yapıldı.

CUMHURİYET İÇİN BİR ARAYA GELDİLER

Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası (TÖB-SEN) üyeleri ve vatandaşlar, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında Cumhuriyet yürüyüşü gerçekleştirdi.

Laik, bilimsel eğitim ve aydınlık, tam bağımsız Türkiye hedefiyle düzenlenen yürüyüş, Defne Necmi Asfuroğlu Anadolu Lisesi önünden başladı. Katılımcılar, Uğur Mumcu Bulvarı’na doğru yürüyerek Cumhuriyet’in kazanımlarına ve değerlerine sahip çıkma mesajı verdi.

Uğur Mumcu alanında sona eren yürüyüşün ardından TÖB-SEN tarafından basın açıklaması gerçekleştirildi. TÖB-SEN Yürütme Kurulu adına açıklamayı Başkan Deniz Ezer okudu.

“CUMHURİYET, EMEĞİN VE HALKIN ORTAK GELECEĞİDİR”

Cumhuriyet’in kuruluşunda emeği geçen Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygıyla anan Ezer, Cumhuriyet’in işçinin alın terinin, emekçinin onurunun, gençlerin umudunun ve halkın ortak geleceğinin savunulması anlamına geldiğini ifade etti.

Ezer, laikliğin, bağımsızlığın, eşit yurttaşlığın ve kardeşliğin güvence altına alındığı; ülke kaynaklarının halkın yararına kullanıldığı tam bağımsız bir Türkiye idealini savunduklarını belirtti.

“ÇOCUKLARIN BESLENME HAKKI ÖNCELİK OLMALI”

Eğitimde yaşanan ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çeken Ezer, milyonlarca çocuğun eğitim gördüğü Türkiye’de öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek ve temiz içme suyu sağlanmasının hâlâ temel bir sorun olduğunu dile getirdi.

Her dört çocuktan birinin okula aç gittiğini belirten Ezer, çocukların beslenme hakkının siyasi iktidarın öncelikleri arasında yer almadığını savundu.

Öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek verilmesi için bütçenin yalnızca yüzde 1,5’inin ayrılmasının yeterli olabileceğini ifade eden Ezer, çocukların açlığına kaynak bulunamazken hangi önceliklere kaynak ayrıldığının sorgulanması gerektiğini söyledi.

“EĞİTİM, ÇOCUKLARI UCUZ İŞ GÜCÜNE DÖNÜŞTÜRMEMELİ”

Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çocukların güvencesiz ve tehlikeli çalışma koşullarına sürüklendiğini belirten Ezer, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocuklara dikkat çekti.

Eğitimin çocukları ucuz iş gücü hâline getirmenin değil, özgür bireyler olarak yetiştirmenin aracı olması gerektiğini vurgulayan Ezer, tarikat ve cemaatlerin etkisine açılan, bilimsel ve laik niteliği aşındırılan bir eğitim sisteminin Cumhuriyet’in aydınlanmacı değerleriyle bağdaşmadığını ifade etti.

EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTSİZLİĞİ VE LİYAKAT VURGUSU

Halkın çocuklarının yoksulluk nedeniyle eğitim olanaklarından mahrum kaldığını belirten Ezer, nitelikli eğitimin giderek sınıfsal bir ayrıcalığa dönüştüğünü savundu.

Fırsat eşitsizliğinin büyüdüğü, emeğin değersizleştirildiği ve liyakatin yerini kayırmacılığın aldığı bir düzende gençlerin geleceğe dair umutlarının zayıfladığını dile getiren Ezer, yolsuzluk ve kişisel çıkar ilişkilerine karşı adaletin, liyakatin ve kamusal sorumluluğun savunulmasının önemine işaret etti.

“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ OLMADAN DEMOKRASİ OLMAZ”

Basın ve ifade özgürlüğüne de değinen Ezer, gazetecilerin, aydınların, gençlerin ve muhaliflerin baskı altında tutulduğunu, basının iktidarın propaganda aracına dönüştürülmek istendiğini ileri sürdü.

Cumhuriyet’in yalnızca seçimlerden ibaret olmadığını belirten Ezer, halkın yönetime katılabildiği, düşüncelerini özgürce ifade edebildiği, yönetenlerden hesap sorabildiği ve hukukun herkes için eşit uygulandığı bir düzenin önemini vurguladı.

“CUMHURİYET, ADALETİN VE ÖZGÜRLÜĞÜN TEMİNATI OLMALI”

Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının emaneti olan Cumhuriyet’in yolsuzluğun, yozlaşmanın, kayırmacılığın ve kişisel çıkarların değil; adaletin, liyakatin ve özgürlüğün teminatı olması gerektiğini ifade eden Ezer, tam bağımsız bir Türkiye istediklerini belirtti.

Ülke kaynaklarının halkın yararına kullanıldığı, emeğin sömürülmediği, çocukların aç kalmadığı, gençlerin geleceksizliğe mahkûm edilmediği, laikliğin ve eşit yurttaşlığın güvence altına alındığı bir Türkiye çağrısında bulundu.

“CUMHURİYET’İ KUTLAMAK, DEĞERLERİNE SAHİP ÇIKMAKTIR”

Cumhuriyet’i kutlamanın yalnızca bayrak sallamak ve törenlere katılmak olmadığını belirten Ezer, Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkmanın, yanlış yapan kim olursa olsun sorgulamanın, kamu kaynaklarının hesabını sormanın ve halk egemenliğini savunmanın önemine dikkat çekti.

Cumhuriyet’in gerçek güvencesinin örgütlü halk mücadelesi olduğunu vurgulayan Ezer; işçilerin, emekçilerin, öğretmenlerin, öğrencilerin ve gençlerin haklarına sahip çıktığı, eşitlik, özgürlük, bağımsızlık ve laiklik mücadelesini büyüttüğü bir Türkiye’nin mümkün olduğunu ifade etti.

Ezer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Tüm halkımızın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyoruz.

Yaşasın Cumhuriyet!

Yaşasın laik, bilimsel ve kamusal eğitim!

Yaşasın tam bağımsız Türkiye!

Yaşasın emeğin, eşitliğin ve halk egemenliğinin mücadelesi!”

Haber: Levent AŞKAR

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.