Özdağ’dan Çok Sert Tepki, “Siz Yaralara Tuz Basanlarsınız” « Hatay Yeni Haber Gazetesi

5 Kasım 2026 - 23:47

Özdağ’dan Çok Sert Tepki, “Siz Yaralara Tuz Basanlarsınız”

Çin’de yaşayan ailelerinden haber alamayan, Uygur, Kazak ve Kırgız Türkleri yaşadıkları trajediye dikkat çekmek için İstanbul’da Çin Başkonsolosluğu’nun önüne giderek basın açıklaması yapmak istedi. Konsolosluğun önünde bir araya gelen ve burada açıklama yapmak isteyen gruba polis izin vermedi. Polis amiri olduğu ifade edilen bir kişinin ise Uygur Türklerine yönelik kullandığı tehdit sözleri dikkat çekti. ”Birazdan zorla süpüreceğiz sizi. Gözaltına alıp sınır dışı edeceğiz” ifadelerini kullanan polise tepki yağdı.

Özdağ’dan Çok Sert Tepki, “Siz Yaralara Tuz Basanlarsınız”
Son Güncelleme :

02 Aralık 2022 - 15:25

340 views
reklam

Özdağ’dan Çok Sert Tepki, “Siz Yaralara Tuz Basanlarsınız”

Çin’de yaşayan ailelerinden haber alamayan, Uygur, Kazak ve Kırgız Türkleri yaşadıkları trajediye dikkat çekmek için İstanbul’da Çin Başkonsolosluğu’nun önüne giderek basın açıklaması yapmak istedi. Konsolosluğun önünde bir araya gelen ve burada açıklama yapmak isteyen gruba polis izin vermedi. Polis amiri olduğu ifade edilen bir kişinin ise Uygur Türklerine yönelik kullandığı tehdit sözleri dikkat çekti. ”Birazdan zorla süpüreceğiz sizi. Gözaltına alıp sınır dışı edeceğiz” ifadelerini kullanan polise tepki yağdı.

“Siz Mazlumların Hamisi Değilsiniz”

“Sizi buradan süpürüp sınır dışı edeceğiz, Çin’e ölüme göndereceğiz diyenler, 4 bin yıllık tarihi olan mazlumların hamisi Türk milletinin temsilcisi değil. Senin sesini kesen ve aparatları ile Rus ve Çin emperyalizmine selam çakan Doğu Perinçek’in ortağı olduğu Cumhur iktidarının hükümeti.” Diyerek tepki gösteren Gelecek Partisi Sivil Toplum ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selçuk Özdağ, sosyal medya hesabından konuya dair sert bir açıklama yaptı. Özdağ, “Sözler var yaralara merhem olur, sözler var yara açar ve sözler var ki yaraya tuz basar. Siz mazlumların hamisi değil olsa olsa yaralarına tuz basanlarsınız” dedi.  Özdağ ayrıca 26 Kasım 2022 tarihinde Çin Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin Başkenti Urumçi’de çıkan ve şaibeli olduğu iddia edilen yangına ilişkin Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın yayınladığı metni  son derece zayıf bir metin olarak gördüklerini dile getirdi.

Reklam

“Tumturaklı Sözlerle Büyük Devlet Olunmuyor”

Çin Hükümetinden Doğu Türkistan’da meydana gelen yangına ilişkin şeffaf bir açıklamayı beklediklerini belirten Gelecek Partili Özdağ sözlerine şu şekilede devam etti: “7 senedir görüşemediğin annenin cesedini görsen sen ne yapardın abi, 3 yaşında kardeşim yanarak öldü işte cesedi ve hala bunlara seslenemiyorsam ne yapayım” diyerek feryat eden kardeşim, senin bu haykırışına kulaklarını tıkayıp “sizi buradan süpürüp sınır dışı edeceğiz, Çin’e ölüme göndereceğiz diyenler, Dünya beşten büyüktür, mazlumların sesi, kimsesizlerin kimsesiyiz gibi tumturaklı sözlerle büyük devlet olunmuyor. Hamasetiniz ve bu yüksek laflarınız size sığınmış ve çoğu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Uygur Türkleri ve dahi bizim için hiçbir şey ifade etmiyor. Sözler var yaralara merhem olur, sözler var yara açar ve sözler var ki yaraya tuz basar. Siz mazlumların hamisi değil olsa olsa yaralarına tuz basanlarsınız.

Reklam

“Yaşanan Soykırım Ve Zulümler Karşısında Sessiz Kaldınız”

Bunun karşılığında da swap/ihale ve meşruiyet bekler, her türlü zulme ya ortak olur ya da sessiz kalırsınız. Büyük bir devletin, şerefli bir milletin, kendisine sığınmış insanları namus bellediği, canı-malı emanet olduğu, ne pahasına olursa olsun sahip çıkılması gerektiğini dillendiren dilleriniz lal mı oldu, yoksa bu da mı bir Swap’a ihale edildi? Doğu Türkistan’da yaşanan soykırım ve zulümler karşısında sessiz kalmayı bırakıp bu zulme ortak olmaya mı başladınız? İnsanlık nutuklarınız ağızlarda bir sakız mıydı da çiğneyip çiğneyip şimdi tükürmeye başladınız? “Çin’in güvenliğini kendi güvenliğimiz gibi görüyoruz. Gerek ülkemizde gerek bölgemizde Çin’e yönelik hiçbir olumsuz faaliyete izin vermiyoruz” diyen iktidarın, mazlum diye Türk ve Müslüman diye bir derdinin olmadığını biz biliyorduk, şimdi de aziz milletimiz duysun.

Milletimizin ve insanlık aleminin vicdan sahibi tüm mensupları adına bu zulme sessiz kalıp ortak olmayacağımızı deklare ediyoruz. Çin yönetimi tarafından, yangında evlerinden çıkmalarına izin verilmeyerek ölmelerine göz yumulan kardeşlerimize rahmet yakınlarına sabır diliyoruz.”

Reklam

http://www.asitemizlik.com.tr, Bu Reklam Linki ile firmamıza başvuru yapanlara firmamız tarafından %10 indirim yapılacaktır.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

BENZER HABERLER

TÖB-SEN’DEN AFYONKARAHİSAR’DAKİ KATLİAMA TEPKİ: “TOPLUMSAL ÇÖZÜLMEYE NEDEN OLAN POLİTİKALAR DEĞİŞTİRİLMELİ!” Sendikadan başsağlığı mesajı ve dikkat çeken toplumsal uyarı: “Şiddeti besleyen koşullar ortadan kaldırılmalı!” Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesinde meydana gelen ve 8 vatandaşın hayatını kaybettiği silahlı saldırılar Türkiye’yi yasa boğdu. Hayatını kaybedenler arasında iki öğretmenin de bulunması eğitim camiasında derin üzüntü yaratırken, Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası (TÖB-SEN) yayımladığı mesajla yaşamını yitiren vatandaşlar için başsağlığı dileklerini iletti. Sendika, açıklamasında şiddetin toplumsal nedenlerine dikkat çekerek ekonomik eşitsizlik, yoksulluk ve geleceksizlik konusunda politikalar geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. TÖB-SEN’DEN YAŞAMINI YİTİRENLER İÇİN BAŞSAĞLIĞI MESAJI Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesinde yaşanan silahlı saldırılarda 8 vatandaşın yaşamını yitirmesi, ülke genelinde büyük üzüntüye neden oldu. TÖB-SEN, yayımladığı başsağlığı mesajında yaşanan saldırının toplumda yarattığı derin acıya dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: “Afyonkarahisar’da yaşanan ve 8 yurttaşımızın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan korkunç saldırıda, 2 öğretmenimizin de yaşamını yitirdiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Hayatını kaybeden yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve tüm halkımıza başsağlığı ve sabır diliyoruz.” “ŞİDDETİN TOPLUMSAL NEDENLERİYLE MÜCADELE EDİLMELİ” TÖB-SEN’in açıklamasında yalnızca başsağlığı dilekleriyle yetinilmedi. Sendika, yaşanan şiddet olaylarının toplumsal boyutuna dikkat çekerek ekonomik ve sosyal sorunların çözülmesi gerektiğini ifade etti. Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi: “İnsanları şiddete sürükleyen toplumsal koşullar, derinleşen ekonomik eşitsizlikler, yoksulluk ve geleceksizlik, toplumsal çözülmeye neden olmaktadır. Bu konudaki politikalar ââ
TÖB-SEN’DEN AFYONKARAHİSAR’DAKİ KATLİAMA TEPKİ: “TOPLUMSAL ÇÖZÜLMEYE NEDEN OLAN POLİTİKALAR DEĞİŞTİRİLMELİ!” Sendikadan başsağlığı mesajı ve dikkat çeken toplumsal uyarı: “Şiddeti besleyen koşullar ortadan kaldırılmalı!” Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesinde meydana gelen ve 8 vatandaşın hayatını kaybettiği silahlı saldırılar Türkiye’yi yasa boğdu. Hayatını kaybedenler arasında iki öğretmenin de bulunması eğitim camiasında derin üzüntü yaratırken, Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası (TÖB-SEN) yayımladığı mesajla yaşamını yitiren vatandaşlar için başsağlığı dileklerini iletti. Sendika, açıklamasında şiddetin toplumsal nedenlerine dikkat çekerek ekonomik eşitsizlik, yoksulluk ve geleceksizlik konusunda politikalar geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. TÖB-SEN’DEN YAŞAMINI YİTİRENLER İÇİN BAŞSAĞLIĞI MESAJI Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesinde yaşanan silahlı saldırılarda 8 vatandaşın yaşamını yitirmesi, ülke genelinde büyük üzüntüye neden oldu. TÖB-SEN, yayımladığı başsağlığı mesajında yaşanan saldırının toplumda yarattığı derin acıya dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: “Afyonkarahisar’da yaşanan ve 8 yurttaşımızın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan korkunç saldırıda, 2 öğretmenimizin de yaşamını yitirdiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Hayatını kaybeden yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve tüm halkımıza başsağlığı ve sabır diliyoruz.” “ŞİDDETİN TOPLUMSAL NEDENLERİYLE MÜCADELE EDİLMELİ” TÖB-SEN’in açıklamasında yalnızca başsağlığı dilekleriyle yetinilmedi. Sendika, yaşanan şiddet olaylarının toplumsal boyutuna dikkat çekerek ekonomik ve sosyal sorunların çözülmesi gerektiğini ifade etti. Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi: “İnsanları şiddete sürükleyen toplumsal koşullar, derinleşen ekonomik eşitsizlikler, yoksulluk ve geleceksizlik, toplumsal çözülmeye neden olmaktadır. Bu konudaki politikalar ââ