DÜNYA ÖĞRETMENLER GÜNÜ’NDE EĞİTİM EMEKÇİLERİNDEN SERT MESAJ: “ÖĞRETMEN TALİMATLA YÖNETİLEMEZ!” « Hatay Yeni Haber Gazetesi

6 Ekim 2026 - 01:35

DÜNYA ÖĞRETMENLER GÜNÜ’NDE EĞİTİM EMEKÇİLERİNDEN SERT MESAJ: “ÖĞRETMEN TALİMATLA YÖNETİLEMEZ!”

Eğitim-İş Hatay 1 No’lu Şube, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde öğretmenlerin ekonomik ve sosyal haklarına dikkat çekerek eğitim politikalarına sert eleştiriler yöneltti. Şube, “Öğretmen talimatla yönetilemez” mesajıyla güvenceli çalışma, insanca yaşam koşulları, laik ve bilimsel eğitim ile güvenli okul talebini yineledi.

DÜNYA ÖĞRETMENLER GÜNÜ’NDE EĞİTİM EMEKÇİLERİNDEN SERT MESAJ: “ÖĞRETMEN TALİMATLA YÖNETİLEMEZ!”
Son Güncelleme :

05 Ekim 2026 - 15:58

reklam

DÜNYA ÖĞRETMENLER GÜNÜ’NDE EĞİTİM EMEKÇİLERİNDEN SERT MESAJ: “ÖĞRETMEN TALİMATLA YÖNETİLEMEZ!”

Eğitim-İş Hatay 1 No’lu Şube, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü dolayısıyla yayımladığı basın açıklamasında öğretmenlerin çalışma koşullarından ekonomik sorunlara, okul güvenliğinden kılık-kıyafet dayatmalarına kadar birçok başlıkta iktidarı ve Millî Eğitim Bakanlığı’nı eleştirdi. Açıklamada, “Genelgelerle hukuk yaratılamaz, öğretmen talimatla yönetilemez.” denildi.

5 EKİM’İ KUTLAMA DEĞİL, HAK ARAMA GÜNÜ OLARAK DEĞERLENDİRDİLER

Eğitim-İş Hatay 1 No’lu Şube Yönetim Kurulu, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, günün tarihsel anlamına dikkat çekti.

Açıklamada, 5 Ekim’in 1966 yılında UNESCO ve ILO tarafından kabul edilen “Öğretmenlerin Statü Tavsiyesi” ile öğretmenlerin toplumsal statüsü, insanca çalışma koşulları, sendikal hakları ve mesleki özerkliğinin uluslararası güvence altına alındığı tarihi bir gün olduğu belirtildi.

Türkiye’nin de söz konusu evrensel belgeyi imzaladığı hatırlatılan açıklamada, aradan geçen yıllara rağmen belgede yer alan taahhütlerin büyük bölümünün yerine getirilmediği savunuldu.

Eğitim-İş, bu nedenle 5 Ekim’in Türkiye’de yalnızca bir kutlama günü olarak değil, öğretmenlerin hak kayıplarına, değersizleştirilmelerine ve yoksullaşmalarına karşı hak arama ve mücadele günü olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“ÖĞRETMENLERİN PAYINA YOKSULLUK VE GÜVENCESİZLİK DÜŞTÜ”

Basın açıklamasında öğretmenlerin ekonomik koşullarına da dikkat çekildi.

OECD’nin Education at a Glance 2026 raporuna atıfta bulunan Eğitim-İş, öğretmen maaşlarının Türkiye’de kâğıt üzerinde artmasına karşın enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında reel olarak eridiğini ileri sürdü.

Açıklamada, Türkiye’de öğretmenlerin alım gücünün OECD ortalamasının altında kaldığı ve eğitim emekçilerinin yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi vermek zorunda bırakıldığı savunuldu.

Eğitim-İş, “İnsan onuruna yaraşır çalışma ve yaşam koşulları” sağlanmadan öğretmenlerin mesleki itibarından söz edilemeyeceğini vurguladı.

“ÖĞRETMENİN İTİBARI ÖNLÜKLE SAĞLANAMAZ”

Eğitim-İş’in açıklamasında Millî Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlerin çalışma ve yaşam koşullarını kuşatan sorunları çözmek yerine, yayımladığı genelgelerle öğretmenler üzerindeki baskıyı artırdığı iddia edildi.

Okullardaki temizlik ve güvenlik sorunlarının yanı sıra öğrencilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekilen açıklamada, kılık-kıyafet düzenlemeleri de eleştirildi.

Özellikle kadın öğretmenlerin yaşam tarzının hedef alındığı öne sürülen açıklamada, “Öğretmenin itibarı önlükle sağlanamaz.” ifadelerine yer verildi.

Eğitim-İş, öğretmenlerin saygınlığının kıyafet düzenlemeleriyle değil; bilgi birikimi, aydınlanmacı kimliği ve öğrencilerin hayatlarına kattıkları değerle oluştuğunu savundu.

“GENELGELERLE HUKUK YARATILAMAZ”

Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise eğitim kurumlarında artan şiddet ve öğretmenlerin can güvenliği konusundaki değerlendirmeler oldu.

Eğitim-İş, liyakatsizlik, adaletsizlik ve ideolojik kadrolaşmanın eğitim ortamını olumsuz etkilediğini savunarak okullarda şiddetin tırmandığını ve eğitim emekçileri ile öğrencilerin can güvenliği konusunda ciddi sorunlar yaşandığını ileri sürdü.

Açıklamada, öğretmenlerin sınıfa can güvenliği kaygısıyla girdiği, soruşturma ve sürgün tehdidi altında çalıştığı iddia edilerek şu ifadeler kullanıldı:

“Genelgelerle hukuk yaratılamaz, öğretmen talimatla yönetilemez!”

Eğitim-İş, eğitimin emir-komuta zinciri içerisinde yürütülemeyeceğini ve öğretmenlerin siyasi iktidarın propaganda memuru olmadığını belirtti.

“TALEPLERİMİZ LÜTUF DEĞİL, HAKKIMIZDIR”

Eğitim-İş Hatay 1 No’lu Şube, açıklamasında eğitim emekçilerinin taleplerini de sıraladı.

Şube tarafından dile getirilen başlıca talepler şöyle:

Öğretmenlerin yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmemesi ve insan onuruna yaraşır çalışma ve yaşam koşullarının sağlanması,

Sözleşmeli ve ücretli gibi güvencesiz çalışma biçimlerine son verilerek tüm eğitim emekçilerinin güvenceli statüye geçirilmesi,

Hukuka aykırı olduğu savunulan kılık-kıyafet dayatmalarından vazgeçilmesi ve öğretmenlerin mesleki özerkliğine saygı gösterilmesi,

Laik, bilimsel, çağdaş, kamusal, parasız ve karma eğitim ilkelerinin uygulanması,

Okullardaki şiddete karşı “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” tedbirlerinin eksiksiz ve acil biçimde hayata geçirilmesi.

“HAKLARIMIZI KARARLILIKLA SAVUNACAĞIZ”

Eğitim-İş Hatay 1 No’lu Şube, açıklamasının sonunda 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nün gelecekte gerçek anlamda bir kutlama gününe dönüşmesi için mücadeleyi sürdüreceğini bildirdi.

Eğitim-İş tarafından yapılan açıklamada, eğitim emekçilerinin taleplerinin bir lütuf olmadığı, anayasal haklar ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Haber: Ümit AŞKAR

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.