
Antakya’da Ulaşım İçin İnsan ve Doğa Odaklı Kent Çağrısı
Antakya Çevre Koruma Derneği, 22 Eylül Avrupa Hareketlilik ve Otomobilsiz Kent Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, deprem sonrası yeniden yapılanan Antakya’da ulaşım politikalarının insan, doğa ve yaşam hakkı temelinde ele alınması çağrısında bulundu. Dernek, daha fazla araç ve betonlaşma yerine yaya ve bisiklet yolları, güçlü toplu taşıma, yeşil alanlar ve temiz hava hedeflenmesini istedi.
“Yeniden Kurulan Antakya’nın Ulaşımını Bugünden Planlamalıyız”
Avrupa Hareketlilik Haftası’nın 16-22 Eylül tarihleri arasında kutlandığını hatırlatan Antakya Çevre Koruma Derneği, 22 Eylül Otomobilsiz Kent Günü kapsamında sürdürülebilir ulaşımın önemine dikkat çekti.
Dernek açıklamasında, 2026 yılının “Herkes İçin Hareketlilik” temasının; yaş, gelir düzeyi, yaşanılan bölge veya fiziksel durum gözetilmeksizin herkesin erişilebilir ve sürdürülebilir ulaşım hakkına sahip olması gerektiğine işaret ettiği belirtildi.
6 Şubat depremlerinin ardından yeniden yapılanma sürecinden geçen Antakya’nın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan dernek, kentin yalnızca yeni binaların inşa edildiği bir alan olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, “Daha fazla yol, daha fazla araç ve daha fazla betonlaşma yerine; daha fazla yaya alanı, daha fazla bisiklet yolu, daha güçlü toplu taşıma, daha fazla yeşil alan ve daha temiz hava istiyoruz.” ifadeleri kullanıldı.
“Daha Fazla Yol Değil, Daha Yaşanabilir Bir Antakya”
Deprem sonrası devam eden ağır iş makineleri, hafriyat çalışmaları, inşaat faaliyetleri ve yoğun trafik nedeniyle oluşan toz ve hava kirliliğinin kent yaşamını olumsuz etkilediğine dikkat çeken Antakya Çevre Koruma Derneği, yeniden yapılanma sürecinin yalnızca yapıların yükseltilmesinden ibaret olmaması gerektiğini belirtti.
Dernek, Antakya’nın sağlıklı, güvenli, erişilebilir ve iklim dostu bir kent olarak yeniden planlanması gerektiğini ifade etti.
Dernekten Ulaşım İçin 7 Talep
Antakya Çevre Koruma Derneği, kentte ulaşımın insan odaklı hale getirilmesi amacıyla şu talepleri sıraladı:
Antakya’da güvenli ve kesintisiz bisiklet yolları oluşturulması,
Yaya yollarının araç işgallerinden korunması ve erişilebilir kaldırımlar yapılması,
Toplu taşımanın daha kapsamlı, güvenilir, erişilebilir ve çevre dostu hale getirilmesi,
Kent merkezlerinde otomobil trafiğini azaltacak otomobilsiz ve yayalaştırılmış alanların artırılması,
Deprem sonrası yeniden yapılanmada ulaşım planlarının iklim krizi ve hava kalitesi dikkate alınarak hazırlanması,
Asi Nehri ve çevresindeki kamusal alanların yayalara, bisikletlilere ve kent yaşamına kazandırılması,
Ulaşım politikaları hazırlanırken kent sakinleri, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve uzmanların görüşlerinin alınması.
“Ulaşım, Yaşam Hakkıyla Doğrudan İlişkilidir”
Ulaşımın yalnızca bir noktadan başka bir noktaya ulaşmak anlamına gelmediğini belirten dernek, ulaşım politikalarının temiz hava, sağlık, güvenlik, erişilebilirlik, kamusal alan ve yaşam hakkıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.
Açıklamada; çocukların okula güvenli şekilde yürüyebildiği, yaşlıların ve engelli bireylerin sokaklarda özgürce hareket edebildiği, bisiklet kullanıcılarının trafikte güvenli şekilde yolculuk yapabildiği ve kent sakinlerinin egzoz dumanı ile araç gürültüsüne daha az maruz kaldığı bir Antakya’nın mümkün olduğu ifade edildi.
“Sokaklarımızı Yeniden İnsanlara Açalım”
Antakya Çevre Koruma Derneği, açıklamasının sonunda kentlerin otomobil odaklı planlanmaması gerektiğine dikkat çekerek şu çağrıda bulundu:
“Kentlerimizi otomobillere teslim etmeyelim. Sokaklarımızı yeniden insanlara açalım. Temiz hava, güvenli ulaşım ve yaşanabilir kent hakkımızdan vazgeçmeyelim.”
Dernek, 22 Eylül Avrupa Hareketlilik ve Otomobilsiz Kent Günü mesajını “Otomobilsiz kent, temiz hava, yaşanabilir bir Antakya!” sözleriyle tamamladı.
