
14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nde Güçlü Mesaj
“Eczaneler Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin Vazgeçilmez Gücüdür”
Hatay 28. Bölge Eczacı Odası Başkanı Ecz. Reşat Menderes Akgöl, 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü dolayısıyla yayımladığı kapsamlı basın açıklamasında, toplum eczanelerinin sağlık sistemindeki stratejik önemine dikkat çekti. Akgöl, eczacıların yalnızca ilaç temin eden değil; koruyucu sağlık hizmetlerinden kronik hastalık yönetimine kadar geniş bir alanda toplum sağlığının güvencesi olduğunu vurguladı.
Haber: Levent AŞKAR
“187 Yıldır Halk Sağlığının Hizmetindeyiz”
Bilimsel eczacılığın Türkiye’deki başlangıcı kabul edilen 14 Mayıs 1839’un 187’nci yıl dönümünde açıklama yapan Hatay 28. Bölge Eczacı Odası Başkanı Ecz. Reşat Menderes Akgöl, eczacılık mesleğinin bilimsel ve etik değerler üzerine inşa edildiğini belirtti.
Türkiye genelinde 30 bini aşkın toplum eczanesi ve yaklaşık 55 bin eczacının sağlık sisteminin en erişilebilir noktası olarak görev yaptığını ifade eden Akgöl, bu yılın temasını “Sağlıklı Yaşamda Toplum Eczaneleri – Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin Gücü: Eczacı” olarak belirlediklerini söyledi.

“Eczaneler Sağlık Sisteminin En Güçlü Halkasıdır”
Dünyada sağlık politikalarının artık yalnızca tedavi odaklı değil, koruyucu sağlık hizmetleri ekseninde şekillendiğine dikkat çeken Akgöl, özellikle COVID-19 sonrası dönemde eczanelerin birçok ülkede birinci basamak sağlık hizmetlerinin aktif bir parçası haline geldiğini ifade etti.
Türkiye’de de toplum eczanelerinin vatandaşların en hızlı ulaşabildiği sağlık noktaları olduğunu belirten Akgöl, yılda yaklaşık 508 milyon reçetenin eczanelerde işlem gördüğünü kaydederek, bu rakamın eczanelerin sağlık sistemindeki merkezi rolünü açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi.
Kronik Hastalık Uyarısı: “Risk Giderek Büyüyor”
Açıklamada, Türkiye’de yaşlanan nüfusla birlikte kronik hastalık yükünün ciddi biçimde arttığına işaret edildi. Sağlık Bakanlığı verilerine göre son bir yılda yaklaşık 30 milyon kişiye kronik hastalık taraması yapıldığı, 7 milyon yeni tanının konulduğu belirtildi.
Yeni tanılar arasında:
6 milyon obezite,
700 bin kardiyovasküler risk,
150 bin hipertansiyon,
500 bin diyabet vakasının bulunduğu aktarıldı.
Her 5 kişiden 3’ünün kronik hastalık riski taşıdığına dikkat çeken Akgöl, bu tablonun daha güçlü bir birinci basamak sağlık sistemine ihtiyaç olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.
“Eczacıların Sisteme Katkısı Daha Etkin Kullanılmalı”
Eczanelerin kolay erişilebilir yapısı, yaygın hizmet ağı ve bilimsel danışmanlık kapasitesiyle koruyucu sağlık hizmetlerinin en önemli paydaşlarından biri olduğunu belirten Akgöl, eczacıların sağlık sistemindeki rolünün güçlendirilmesinin artık zorunluluk haline geldiğini ifade etti.
Akgöl, güvenli ilaç kullanımı, ilaç etkileşimlerinin denetlenmesi, kronik hastalık yönetimi ve bağışıklama hizmetlerinde eczacıların aktif görev almasının;
gereksiz kamu harcamalarını azaltacağını,
erken risk tespitine katkı sağlayacağını,
hasta memnuniyetini artıracağını söyledi.
Kamu Eczacılarının Sorunlarına Dikkat Çekildi
Basın açıklamasında kamu eczacılarının yaşadığı yapısal sorunlara da değinildi. Hastanelerde ilaç güvenliği, stok yönetimi ve bütçe planlamasında kritik görevler üstlenen kamu eczacılarının;
yetersiz kadro,
özlük hakları sorunları,
ekonomik yetersizlikler,
uygun olmayan çalışma koşullarıyla mücadele ettiğini belirten Akgöl, bu sorunların çözülmesi gerektiğini ifade etti.
Genç Eczacılar İçin “İstihdam Krizi” Uyarısı
Eczacılık fakültelerindeki plansız artışın ciddi bir istihdam sorununu beraberinde getirdiğini vurgulayan Akgöl, 2001 yılında 8 olan eczacılık fakültesi sayısının bugün 64’e ulaştığını söyledi.
Yıllık mezun sayısının 2017’de 1.448 iken 2025 yılında 3.868’e yükseldiğini belirten Akgöl, halen 25 binden fazla öğrencinin eczacılık eğitimi aldığını ifade etti.
Hatay 28. Bölge Eczacı Odası’nın çözüm önerileri arasında:
yeni fakülte açılışlarının durdurulması,
kontenjanların bilimsel verilere göre yeniden düzenlenmesi,
eğitim kalitesinin artırılması,
kamu, klinik ve endüstri eczacılığı alanlarında yeni istihdam modellerinin oluşturulması yer aldı.
“Eczacılık Ticari Değil, Hayati Bir Sağlık Hizmetidir”
6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun’da yapılması planlanan düzenlemelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Akgöl, meslek örgütlerinin görüşleri alınmadan hazırlanacak hiçbir düzenlemeyi kabul etmeyeceklerini söyledi.
Eczacılığı yalnızca ticari faaliyet olarak gören anlayışa karşı olduklarını vurgulayan Akgöl, “İlaç ve sağlık hizmeti meta değildir” mesajını verdi.
İlaç Yoklukları ve Sağlık Harcamaları Gündemde
Açıklamada ilaç tedarikinde yaşanan sorunlar ve sağlık harcamalarındaki artış da gündeme taşındı. OECD verilerine göre Türkiye’de sağlık harcamalarının milli gelir içindeki payının yüzde 5,3 seviyesinde kaldığı, OECD ortalamasının ise yüzde 9,3 olduğu belirtildi.
Kişi başına ilaç harcamasında Türkiye’nin OECD ortalamasının oldukça gerisinde kaldığını kaydeden Akgöl, yenilikçi ilaçlara erişim oranının Avrupa’da yüzde 46 seviyesindeyken Türkiye’de yüzde 3’e kadar düştüğünü söyledi.
İlaç yokluklarının temel nedeninin yanlış fiyatlandırma politikaları olduğunu ifade eden Akgöl, yerli ilaç üretiminin stratejik devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Halkın Güvenli İlaca Erişimi İçin Mücadelemiz Sürecek”
Türk Eczacıları Birliği’nin 70 yılı aşkın geçmişi ve 55 bin üyesiyle halk sağlığının en önemli güvencelerinden biri olduğunu belirten Akgöl, eczacılık mesleğinin ekonomik zorluklar, ilaç yoklukları ve istihdam baskısı altında çok yönlü bir mücadele verdiğini söyledi.
Akgöl açıklamasının sonunda, “Vatandaşlarımızın güvenli ilaca en doğru danışmanlıkla ulaşabileceği tek adres eczanelerdir” diyerek, tüm eczacıların 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nü kutladı.
