SEÇİM VAR DİYE İNSANLIĞIMIZI KAYBETMEYELİM « Hatay Yeni Haber Gazetesi

2 Ekim 2026 - 11:33

SEÇİM VAR DİYE İNSANLIĞIMIZI KAYBETMEYELİM

Bir seçim uğruna kimseye çamur atılmasına, hakaret edilmesine ve insan onurunun ayaklar altına alınmasına sessiz kalmam. Yaklaşık 45 yıldır tanıdığım Ali Mullaoğlu’na yönelik bu çirkin üslubu kınıyorum. Sandıkta yarışın, projelerinizle hesaplaşın; ama insanlığınızı koltuk uğruna kaybetmeyin!

SEÇİM VAR DİYE İNSANLIĞIMIZI KAYBETMEYELİM
Son Güncelleme :

02 Ekim 2026 - 13:06

reklam

SEÇİM VAR DİYE İNSANLIĞIMIZI KAYBETMEYELİM

Levent AŞKAR 

KÖŞE YAZISI 

Hatay Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yaklaşırken, şehirde seçim atmosferi giderek daha fazla hissediliyor.

Elbette seçim olacak.

Adaylar yarışacak, üyeler tercihlerini ortaya koyacak ve sandıktan çıkan sonuç doğrultusunda yeni bir dönem başlayacak.

Herkesin bir adayı desteklemesi, başka bir adaya mesafeli durması veya hiçbir adayı desteklememesi kendi tercihidir. Buna saygı duymak gerekir.

Ancak benim itirazım tam da burada başlıyor:

Bir seçim yarışını, insanların onuruna ve kişilik haklarına saldırmanın bahanesi haline getirmeyelim.

Son günlerde sosyal medyada HATSO Genel Sekreteri Avukat Ali Mullaoğlu’na yönelik hakaret içerikli ve çirkin ifadeleri gördüm.

Açıkçası bundan yalnızca bir gazeteci olarak değil, yaklaşık 45 yıldır tanıdığım bir insan ve bir baba dostu olarak da büyük üzüntü duydum.

ALİ MULLAOĞLU’NU 45 YILA YAKINDIR TANIYORUM

Ali Mullaoğlu’nu ben yaklaşık 45 yıldır tanırım.

Kendisini yıllardır tanıyan biri olarak söylüyorum; kendi halinde, insancıl, yardımsever ve özellikle zor günlerde dostunun yanında olmayı bilen bir insandır.

Benim için Ali Mullaoğlu yalnızca HATSO Genel Sekreteri değildir.

Yıllardır tanıdığım bir baba dostumdur.

İnsanları makamlarıyla değil, yıllar içerisinde sergiledikleri davranışlarla tanımayı önemserim.

Benim Ali Mullaoğlu ile ilgili kişisel gözlemim de budur.

Bu nedenle yıllardır tanıdığım bir insanın, bir seçim süreci içerisinde böyle çirkin ve seviyesiz bir üslupla hedef alınmasını görmek beni ayrıca üzmüştür.

Kim tarafından, hangi amaçla veya hangi hesapla yapılmış olursa olsun; bir insanın kişiliğine, onuruna ve itibarına yönelik hakaretleri doğru bulmuyorum.

Bu çirkin üslubu kullananları açıkça kınıyorum.

ELEŞTİRİ BAŞKA, HAKARET BAŞKA

Bir insanı eleştirmek başka şeydir, hakaret etmek başka…

Bir adayın düşüncelerini, projelerini, geçmişteki uygulamalarını veya yönetim anlayışını eleştirebilirsiniz.

Bunda hiçbir sorun yoktur.

Hatta demokratik bir seçim sürecinde farklı görüşlerin ortaya konulması son derece doğaldır.

Ancak eleştiri kişiselleştiği ve hakarete dönüştüğü zaman artık fikir tartışmasından söz edemeyiz.

Fikirleri tartışabiliriz. Projeleri eleştirebiliriz. Yönetim anlayışlarını sorgulayabiliriz. Ama insanların onurunu ve kişilik haklarını hedef almamalıyız.

BEN TARAFSIZ BİR GAZETECİYİM

Benim görevim bir tarafın yanında durmak değil; gazeteci olarak seçim sürecini, adayları ve ortaya konulan fikirleri tarafsız bir şekilde kamuoyuna aktarmaktır.

Hangi adayın, hangi projenin veya hangi yönetim anlayışının doğru olduğuna karar verecek olan ben değilim.

Bu kararı Hatay Ticaret ve Sanayi Odası’nın değerli üyeleri verecektir.

Benim ölçüm bellidir:

Kimseyi hedef almadan, kimseye hakaret etmeden; fikirleri, projeleri ve hizmet anlayışını konuşmak.

Gazetecilik açısından eleştiri de yapılır, soru da sorulur, farklı görüşlere de yer verilir.

Ancak bütün bunlar yapılırken kişilik haklarına ve insan onuruna saygı gösterilmesi gerektiğine inanıyorum.

Ben bir gazeteci olarak tarafların değil, gerçeğin yanında durmaya devam edeceğim.

KOLTUKLAR GEÇİCİ, İNSANLIK KALICIDIR

Bugün seçim nedeniyle birbirine ağır sözler söyleyen insanlar, yarın aynı masada oturabilir.

Bugün birbirini hedef alan insanlar, yarın aynı şehir için birlikte mücadele etmek zorunda kalabilir.

Çünkü biz Hataylıyız.

Aynı sokaklarda karşılaşıyoruz.

Aynı şehirde ticaret yapıyoruz.

Aynı düğünlere, cenazelere ve toplantılara katılıyoruz.

Daha da önemlisi, 6 Şubat’ın büyük yıkımını birlikte yaşadık.

Aynı acıları paylaştık.

Aynı enkazların altında kaldık.

Aynı şehir için yeniden ayağa kalkmaya çalışıyoruz.

Böyle bir şehirde seçim uğruna birbirimizi kırmanın, birbirimizi itibarsızlaştırmanın kimseye faydası yoktur.

Hatay’ın bugün daha fazla kavga ve gerilime değil; daha fazla sağduyuya, karşılıklı saygıya ve ortak akla ihtiyacı var.

PROJELER KONUŞSUN, HAKARET DEĞİL

Benim çağrım bütün adaylara ve onları destekleyenlere:

Bırakın insanlar konuşsun, projeler yarışsın.

Hatay’ın sanayicisinin, esnafının, ihracatçısının, tüccarının ve iş dünyasının hangi sorunlarına çözüm üreteceğinizi anlatın.

Odanın geleceği konusunda ne düşündüğünüzü açıklayın.

Deprem sonrasında ekonomik olarak ayağa kalkmaya çalışan Hatay için hangi projeleri hayata geçireceğinizi ortaya koyun.

Üyeler de bunları değerlendirsin.

İşte gerçek seçim yarışı budur.

Bir insanı küçülterek kendinizi büyütemezsiniz.

Bir başkasına çamur atarak kendi projenizi daha değerli hale getiremezsiniz.

Sosyal medya üzerinden yapılan hakaretlerin, kişisel saldırıların ve itibarsızlaştırma çabalarının Hatay’a da HATSO seçimlerine de hiçbir katkısı yoktur.

YARIN YİNE YÜZ YÜZE BAKACAĞIZ

Bugün seçim var.

Yarın seçim bitecek.

Sonuçta sandıktan bir sonuç çıkacak.

Ama Hatay burada kalacak.

Biz burada kalacağız.

Ve birbirimizin yüzüne bakmaya devam edeceğiz.

Bu nedenle herkes kullandığı kelimeyi iki kez düşünmeli.

Çünkü bazen bir tartışmayı kazanırsınız ama bir insanı kaybedersiniz.

Bazen bir seçim kazanılır ama dostluklar kaybedilir.

Bazen bir koltuk kazanılır ama toplumun güveni ve saygısı kaybedilebilir.

Benim dileğim; Hatay Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin kavga, hakaret ve kişisel hesaplaşmalarla değil; projelerle, fikirlerle, liyakatle ve Hatay’a hizmet anlayışıyla anılmasıdır.

Kim seçilirse seçilsin, ertesi gün yine aynı şehrin insanları olacağız.

O halde gelin;

Koltuklar için birbirimizi tüketmeyelim.

Seçim için insanlığımızdan vazgeçmeyelim.

Hatay’ın adına yakışır bir seçim süreci yaşayalım.

Çünkü koltuklar değişir…

Yönetimler değişir…

Seçimler biter…

Ama insanın geride bıraktığı itibar, dostluk ve insanlık kolay kolay unutulmaz.

Ben yaklaşık 45 yıldır tanıdığım bir baba dostumun, bir seçim sürecinin çirkin dili içerisinde hedef alınmasını kabul etmiyorum.

Eleştiriye sonuna kadar evet.

Farklı düşüncelere sonuna kadar evet.

Demokratik rekabete sonuna kadar evet.

Ama hakarete, kişilik haklarına saldırıya ve insan onurunu hedef alan söylemlere hayır.

Seçimler geçer, koltuklar değişir; insanlık ise geride kalır.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.