
KIYILAR HALKINDIR! TMMOB’DAN KIYILARIN TİCARİLEŞTİRİLMESİNE SERT TEPKİ
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, kıyı alanlarının ticari işletmelere kiralanmasının önünü açan yeni düzenlemeye tepki gösterdi. Çakar, kıyıların herhangi bir idarenin gelir elde edeceği taşınmazlar değil, toplumun ortak varlığı olduğunu belirterek düzenlemenin geri çekilmesi çağrısında bulundu.
“Kıyılar kamu yararı gözetilerek kullanılmalı”
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, “Kıyılar Halkındır! Kıyı Alanlarımızın Ranta Açılması ve Ticarileştirilmesi Kabul Edilemez!” başlıklı bir basın açıklaması yaptı.
Çakar, açıklamasında Anayasa’nın 43. maddesine dikkat çekerek kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, deniz, göl ve akarsu kıyıları ile sahil şeritlerinden yararlanmada önceliğin kamu yararına verilmesi gerektiğini vurguladı.
TMMOB: Kıyılar halkın ortak varlığıdır
Son yıllarda kıyı alanlarının çeşitli ticari işletmeler tarafından işgal edilerek halkın kullanımına kapatıldığına dikkat çeken TMMOB, bu durumun kıyıların kamusal niteliğini zedelediğini savundu.
Açıklamada, bazı vatandaşların girişimleri sonucunda Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26 Şubat 2025 tarihli, 2022/82 Esas ve 2025/98 Karar sayılı kararıyla, halka açık kıyı ve plajlara vatandaşların girişini engelleyen kişilere karşı ceza davası açılabileceği yönünde karar verdiği hatırlatıldı.
TMMOB, söz konusu kararın toplum tarafından olumlu karşılandığını belirtti.
Yeni yönetmelik tartışmaları beraberinde getirdi
Ancak TMMOB’ye göre, 9 Ağustos 2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, kıyı alanlarının geleceği açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
Yapılan düzenlemeyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca uygun görülecek kıyı ve sahil şeritleri ile bu alanlar üzerinde yapılması zorunlu ticari ünitelerin, hasılat ve/veya gelirden pay alınması suretiyle çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına protokolle kiralanabilmesinin önü açıldı.
TMMOB, söz konusu düzenlemenin Anayasa’da yer alan “kamu yararı” ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek kıyı alanlarının daha fazla rant ve talan baskısıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.
“Kıyılar gelir kapısı olarak görülmemeli”
Açıklamada, kıyı alanlarında bakım, temizlik, güvenlik, duş ve tuvalet gibi temel hizmetlerin sunulmasının kamusal bir görev olduğu vurgulandı.
Bu hizmetlerin kıyıların ticarileştirilmesi için gerekçe oluşturamayacağını belirten TMMOB, kamu yönetiminin temel sorumluluğunun kıyıları korumak ve bu alanların herkes tarafından eşit, özgür ve ücretsiz şekilde kullanılmasını güvence altına almak olduğunu ifade etti.
“Belirsiz ifadeler ticarileşme riskini artırıyor”
Yönetmelikte yer alan “Bakanlıkça uygun görülecek kıyılar” ve “zorunlu ticari ünite” gibi sınırları belirsiz ifadelerin idarenin takdir alanını genişlettiğini savunan TMMOB, bu durumun kıyılar üzerindeki kamusal denetimin zayıflaması ve ticarileşmenin yaygınlaşması riskini artırdığını belirtti.
TMMOB ayrıca, Bakanlığın geçmiş dönemlerde gelir veya hasılat paylaşımı modeli üzerinden yürüttüğü ticari ilişkilerin kamuoyunda tartışmalara neden olduğunu ifade ederek, benzer uygulamaların kıyı alanlarında da hayata geçirilmesinden duyulan endişeyi dile getirdi.
“Ortak varlıklarımız rant alanı değildir”
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, kentlerin, ormanların, meraların, su varlıklarının ve kıyıların piyasanın kullanımına sunulacak rant alanları olmadığını belirterek, ortak varlıkların kullanımında temel ölçütün gelir elde etmek değil, toplum yararı ve gelecek kuşakların hakları olması gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, kıyıların yönetiminde merkezi idarenin ticari tercihlerinin değil; bilimsel planlama, ekolojik koruma, yerel yönetimlerin ve meslek örgütlerinin katılımı, kamusal denetim ve toplum yararının esas alınması gerektiği kaydedildi.
TMMOB’den düzenlemenin geri çekilmesi çağrısı
TMMOB, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı eliyle kıyıların ticarileştirilmesinin önünü açtığını savunduğu bu anlayıştan vazgeçilmesi çağrısında bulundu.
Açıklamada, kıyıların kamusal kullanım hakkını göz ardı eden ve kamu yararı ilkesine aykırı olduğu ileri sürülen düzenlemelerin geri çekilmesi, mevcut uygulamalara ise son verilmesi istendi.
TMMOB olarak kıyıların yapılaşma ve rant baskısından korunması, halkın kıyılara eşit, özgür ve ücretsiz erişiminin güvence altına alınması için mücadeleye devam edileceği belirtildi.
TMMOB’nin açıklamasından öne çıkan mesajlar:
“Kıyılar halkındır!”
“Kıyılar rant alanı değildir!”
“Kamusal olan satılamaz, ticarileştirilemez!”
Haber: Levent AŞKAR
