
İMO HATAY ŞUBESİ’NDEN MALTEPE’DEKİ BİNA ÇÖKMESİNE SERT TEPKİ: “BU BİR KAZA DEĞİL, İHMALLER ZİNCİRİ!”
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Hatay Şubesi, İstanbul Maltepe’de 7 katlı binanın alt katlarının çökmesini gündemine taşıyarak kaçak katlar, taşıyıcı sisteme müdahale iddiaları ve denetim eksikliklerine dikkat çekti. Oda, facianın tüm yönleriyle bağımsız ve bilimsel bir incelemeyle araştırılmasını isterken Hatay dâhil Türkiye genelinde mevcut binaların yapısal güvenliğinin denetlenmesi çağrısında bulundu.
Haber: Levent AŞKAR
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Hatay Şubesi Yönetim Kurulu, 8 Ekim 2026’da İstanbul’un Maltepe ilçesi Cevizli Mahallesi’nde 7 katlı bir binanın alt katlarının çökmesine ilişkin basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, can kayıplarına ve yaralanmalara yol açan olayın yalnızca bir bina çökmesi olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanırken kaçak katlar, taşıyıcı sisteme müdahale iddiaları ve yapı denetimindeki eksikliklerin kapsamlı biçimde araştırılması istendi.

6 Şubat 2023 depremlerinde büyük yıkım yaşayan Hatay’ın mühendislik odası olarak benzer faciaların ne anlama geldiğini çok iyi bildiklerini belirten İMO Hatay Şubesi, mühendislik biliminin gereklerinin göz ardı edilmesinin ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
“DEPREMSİZ ÇÖKME CİDDİ BİR UYARIDIR”
İMO Hatay Şubesi Yönetim Kurulu, bir binanın deprem gibi dış bir etki olmaksızın çökmesinin, yapısal güvenlik açısından ciddi bir uyarı olduğunu belirtti. Açıklamada, bu tür olayların çoğunlukla tek bir nedenden değil, yıllar içinde biriken yapısal sorunlar ve ihmallerden kaynaklanabileceğine dikkat çekildi.
Maltepe Belediye Başkanı’nın açıklamasına göre binanın 1980’li yıllarda inşa edildiği, iskân kayıtlarında beş katlı göründüğü ve üstüne iki kaçak kat eklendiği belirtildi. Ayrıca zemin kattaki dükkânda yapılan tadilat sırasında taşıyıcı kolonların kesildiği yönündeki iddiaların da gündemde olduğu ifade edildi.
İMO Hatay Şubesi, söz konusu iddiaların henüz teknik incelemeyle kesinleştirilmesi gerektiğini vurgulayarak binanın çöküşündeki etkenlerin ancak bağımsız ve bilimsel bir araştırmayla ortaya çıkarılabileceğini kaydetti.
KAÇAK KATLAR VE TAŞIYICI SİSTEM MÜDAHALESİ İDDİALARI ARAŞTIRILMALI
Açıklamada, projede öngörülmeyen ilave katların binaya ek yük getirdiği, taşıyıcı elemanlara yapılan müdahalelerin ise yapının güvenliğini tehlikeye atabileceği belirtildi. Bu tür işlemlerin mühendislik hizmeti ve gerekli denetimler olmadan gerçekleştirilmesinin ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekildi.
İMO Hatay Şubesi, soruşturmanın yalnızca binanın çökme nedenine odaklanmaması gerektiğini belirterek sorumluluk zincirinin bütünlüklü biçimde araştırılmasını istedi.
İHMALLER ZİNCİRİNDE YEDİ KRİTİK BAŞLIK
İMO Hatay Şubesi, olayın aydınlatılması için soruşturma kapsamında şu başlıkların incelenmesi gerektiğini bildirdi:
1. Kaçak katların yapımı: İskân kayıtlarında beş katlı görünen binaya eklenen iki katın hangi koşullarda yapıldığı, gerekli izinlerin bulunup bulunmadığı ve yapının taşıyıcı sistemine etkileri belirlenmeli.
2. Denetim ve yaptırım eksikliği: Kaçak katların ne zaman yapıldığı, ilgili kurumlarca tespit edilip edilmediği ve tespit edilmişse yıkım dâhil hangi yaptırımların uygulandığı araştırılmalı.
3. Taşıyıcı sisteme müdahale iddiaları: Zemin kattaki tadilatın ruhsatlı olup olmadığı, mühendislik hizmeti alınıp alınmadığı ve taşıyıcı kolonlara müdahale edilip edilmediği teknik incelemeyle ortaya çıkarılmalı.
4. Mevcut yapı stokunun denetimi: Uzun yıllardır kullanılan binaların yapısal durumlarının düzenli olarak değerlendirilip değerlendirilmediği, çatlak gibi olası uyarı işaretlerinin dikkate alınıp alınmadığı incelenmeli.
5. Riskli yapıların tespitindeki eksiklikler: 6306 sayılı Kanun kapsamında yürütülen süreçlerin mevcut yapı stokundaki riskleri belirleme açısından yeterliliği sorgulanmalı; kaçak yapılaşma ve sonradan yapılan müdahaleler içeren binaların tespitine yönelik mekanizmalar güçlendirilmeli.
6. Yapı denetiminin kapsamı: Mevcut binalarda sonradan gerçekleştirilen eklenti ve tadilatların yeterli mühendislik denetimine tabi olup olmadığı değerlendirilmeli; ilgili mevzuatın bu alandaki eksiklikleri giderilmeli.
7. İmar affı uygulamaları: Mühendislik hizmeti almamış yapıların yasallaştırılması ve yeni imar barışı beklentilerinin kaçak yapılaşmayı teşvik edip etmediği ele alınmalı. Söz konusu binadaki kaçak katların herhangi bir imar barışı düzenlemesinden yararlanıp yararlanmadığı da açıklığa kavuşturulmalı.
İMO Hatay Şubesi, bu başlıkların her birinde kamu kurumlarının, yapı sahiplerinin ve ilgili meslek mensuplarının sorumluluğu bulunup bulunmadığının yargı sürecinde şeffaf biçimde ortaya konulması gerektiğini belirtti.
İMO HATAY ŞUBESİ’NDEN ALTI MADDELİK ÇAĞRI
Facianın ardından alınması gereken önlemleri de sıralayan İMO Hatay Şubesi, şu talepleri kamuoyuyla paylaştı:
Çökme nedeni, TMMOB ve üniversitelerden bağımsız bilirkişilerin de yer alacağı bir heyet tarafından incelenmeli; hazırlanan rapor kamuoyuna açıklanmalı.
Soruşturma, kaçak katların yapılmasına göz yumulup yumulmadığını, bunların tespit ve denetim süreçlerini ve kamu kurumlarının sorumluluğunu da kapsamalı.
Hatay dâhil tüm illerde, ilave kat bulunan ve taşıyıcı sistemine müdahale edilmiş binaların envanteri çıkarılmalı; tespit edilen yapılar öncelikle teknik incelemeye alınmalı.
Mevcut binaların periyodik yapısal sağlık denetimleri yasal zorunluluk hâline getirilmeli; 4708 ve 6306 sayılı kanunların uygulanmasındaki eksiklikler giderilmeli.
İmar affı uygulamalarına son verilmeli, kaçak yapılaşmaya karşı caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı.
Taşıyıcı sisteme yönelik her türlü müdahale, mühendislik projesine, gerekli onaylara ve etkin denetime bağlanmalı.
“BİR SONRAKİ FACİAYA ZEMİN HAZIRLANMAMALI”
İMO Hatay Şubesi Yönetim Kurulu, açıklamasının sonunda mühendislik bilgisinin ve bilimin gereklerinin göz ardı edilmesinin yeni facialara zemin hazırlayabileceğini vurguladı.
Kamu kurumlarını ve yetkilileri sorumluluk almaya, yurttaşları ise yaşadıkları binaların güvenliğini sağlamaya çağıran İMO Hatay Şubesi, Maltepe’deki çöküşün tüm yönleriyle aydınlatılması ve benzer olayların önlenmesi için yapısal güvenlik denetimlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
