
PISA 2025 HAZIRLIKLARI MERCEK ALTINDA: TÖBSEN’DEN MEB’E KRİTİK SORULAR
Türkiye Öğretmenler Birliği Sendikası (TÖBSEN), PISA 2025 Türkiye uygulaması öncesinde bazı okullarda yürütüldüğünü belirttiği hazırlık faaliyetlerinin OECD teknik standartları açısından incelenmesi çağrısında bulundu. Sendika, “Türkiye PISA’da kesin olarak usulsüzlük yaptı” şeklinde kategorik bir iddiada bulunmadığını vurgularken; geçmiş PISA sorularının çözdürülmesi, e-İzleme içeriklerinin uygulanması ve prova niteliğindeki çalışmaların açıklığa kavuşturulmasını istedi.
TÖBSEN: “Belgeler ciddi biçimde incelenmeli”
TÖBSEN tarafından yayımlanan basın açıklamasında, PISA 2025 öncesinde seçilmiş okullarda gerçekleştirildiği belirtilen hazırlık çalışmalarına ilişkin resmî belgeler üzerinden değerlendirmeler yapıldı.
Sendika, açıklamasında özellikle şu ayrımın altını çizdi:
“Bazı basın kuruluşlarında ve sosyal medya paylaşımlarında ileri sürüldüğü gibi, ‘Türkiye PISA’da kesin olarak usulsüzlük yapmıştır’ demiyoruz. Ancak ortaya çıkan belgelerin OECD kuralları bakımından ciddi biçimde incelenmesi gerektiğini söylüyoruz.”
TÖBSEN’in 18 Eylül 2026 tarihli “PISA 2025 Türkiye Uygulaması – Seçilmiş Öğrencilere Yönelik Hazırlık Faaliyetleri ve OECD Teknik Standartları Açısından İnceleme” başlıklı araştırma ve ön değerlendirme raporunda da benzer şekilde, mevcut belgelerin bazı okullarda sınav öncesi özel hazırlık faaliyetlerine işaret ettiği, ancak bunun Türkiye genelindeki bütün okullara yayıldığının veya örneklemin manipüle edildiğinin henüz kanıtlanmadığı belirtildi.

MEB’in resmi kaydında 203 okul ve 601 öğretmen
Millî Eğitim Bakanlığı Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yayımladığı bilgiye göre PISA 2025 Nihai Uygulama Bilgilendirme Çalıştayı, 13-15 Ocak 2025 tarihlerinde gerçekleştirildi.
Bakanlığın açıklamasında, çalıştaya PISA uygulamasına katılacak 203 okulda görevli öğretmenlerin yanı sıra Bakanlık yöneticileri, daire başkanları ve uzmanların katıldığı bildirildi. Çalıştayda PISA’nın özellikleri, Türkiye’nin araştırmaya katılım amacı, PISA 2022 sonuçları ve PISA 2025 sürecinde yapılacak çalışmalar ele alındı. Ayrıca PISA’da kullanılan soruların özellikleri ve soru mantığı hakkında sunum yapıldığı, önceki yıllarda kullanılan ve kamuoyuyla paylaşılan örnek soruların incelendiği açıklandı.
TÖBSEN ise bu çalıştayın yalnızca teknik ve lojistik bir toplantı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak, çalıştay sonrasında okullarda ortaya çıkan çalışma planlarının da kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirtti.
Tatvan’daki resmi plan dikkat çekti
TÖBSEN’in raporunda yer verilen en önemli belgelerden biri, Tatvan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin PISA 2025 Çalışma Planı oldu.
Okul müdürü Saim Özçınar imzalı belgede, Şubat-Nisan 2025 dönemine yayılan çeşitli faaliyetler yer alıyor.
Planın 3-7 Mart 2025 tarihli bölümünde, “PISA uygulamasının önceki döngülerindeki çıkmış soruların öğrenciler tarafından çözülmesi” faaliyetine yer veriliyor.
17-21 Mart 2025 tarihleri için ise “e-İzleme modülünde yer alan ilgili içeriğin öğrenciler tarafından bilgisayar ortamında çözülmesi” planlanıyor.
24-28 Mart tarihleri arasında da PISA uygulamasına katılacak öğrencilere yönelik motivasyon çalışmasıyla birlikte önceki PISA döngülerindeki çıkmış soruların yeniden çözülmesi öngörülüyor.
Belgede ayrıca PISA uygulamasına katılacak öğrenciler için okul dışı etkinlik, motivasyon etkinliği ve çeşitli hazırlık faaliyetleri de yer alıyor.
OECD standardı ne diyor?
Tartışmanın merkezinde OECD’nin PISA 2025 Teknik Standartları bulunuyor.
OECD belgesinin 5.2 numaralı standardında, sınav öncesinde katılımcı okul, öğrenci ve öğretmenlere genel bilgi verilmesi öngörülürken, PISA puanlarını yükseltmek amacıyla sınav maddelerindeki bilgi ve becerilere yönelik içerik odaklı resmî eğitim verilmesinin uygun olmadığı belirtiliyor.
Standartta “formal training sessions” kapsamında ders anlatımı, practice tests, alıştırmalar ve çevrim içi öğretim modülleri gibi faaliyetler örnekleniyor. OECD ayrıca öğrencilerin soru türlerine ve sınav arayüzüne önceden özel olarak eğitilmesine gerek olmadığını; test oturumlarının başında gerekli yönlendirmelerin bulunduğunu ifade ediyor.
OECD teknik standartlarının gerekçesinde ise test materyallerine önceden aşinalık veya teste yönelik eğitimin, verilerin tutarlılığını ve geçerliliğini olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.
Bu nedenle TÖBSEN, geçmiş PISA sorularının haftalara yayılarak çözdürülmesi, e-İzleme içeriklerinin uygulanması ve prova niteliğindeki çalışmaların OECD’nin 5.2 numaralı standardı bakımından incelenmesi gerektiğini savunuyor.
Adana’da okul özelinde çalışma planları hazırlandı
TÖBSEN’in raporunda yalnızca tek bir okulun planına değil, farklı illerdeki resmî kurum açıklamalarına da dikkat çekiliyor.
Adana Ölçme Değerlendirme Merkezinin 7 Ocak 2025 tarihli açıklamasında, PISA 2025 kapsamında Adana’dan altı okulun araştırmada yer alacağı bildirildi. Açıklamada söz konusu okullara ziyaretler gerçekleştirildiği, yönetici ve öğretmenlerle bilgilendirme toplantıları yapıldığı ve “okul özelinde çalışma planları oluşturulduğu” ifade edildi.
Konya Ölçme Değerlendirme Merkezi de PISA 2025 kapsamında sekiz okulda bilgilendirme toplantıları ve okul ziyaretleri gerçekleştirildiğini açıkladı.
Samsun İl Millî Eğitim Müdürlüğünün açıklamasında da PISA 2025 nihai uygulaması kapsamında okul ziyaretlerinin gerçekleştirildiği bildirildi.
TÖBSEN, bu faaliyetlerin tek başına OECD kurallarının ihlal edildiğini göstermediğini; ancak farklı illerdeki uygulamaların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Aynı tarihler ve aynı faaliyetler soru işareti oluşturdu
TÖBSEN raporunda ayrıca Mersin Toroslar Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine ait olduğu belirtilen bir PISA çalışma planına dikkat çekiliyor.
Rapora göre söz konusu planda Tatvan’daki planla aynı faaliyet sıralaması ve aynı haftalar yer aldı. Ancak TÖBSEN, Mersin’deki belgenin doğrudan bağlantısının daha sonra erişilemez hâle geldiğini belirterek, bu kaydın Tatvan’daki erişilebilir ve imzalı belgeyle aynı kanıt düzeyinde değerlendirilmemesi gerektiğini de raporunda açıkça ifade ediyor.
Sendikaya göre iki farklı ilde aynı faaliyetlerin aynı tarihlere yerleştirilmiş olması, ortak bir şablon veya üst düzey bir yönlendirme ihtimalini gündeme getiriyor. Ancak raporda, bunun MEB merkez teşkilatınca yazılı emirle zorunlu tutulduğunu gösteren bir üst yazı veya EBYS kaydının henüz ortaya konulmadığı da belirtiliyor.
TÖBSEN: “Kesin hüküm için mevcut kanıtlar yeterli değil”
TÖBSEN’in araştırma raporunda özellikle hangi hususların kanıtlandığı, hangilerinin ise henüz kanıtlanmadığı ayrıştırılıyor.
Rapora göre mevcut belgeler, bazı okullarda PISA’ya katılacak öğrencilere genel bilgilendirmenin ötesine geçen geçmiş soru çözümü, e-İzleme çalışması veya prova niteliğindeki uygulamaların yapıldığını gösteriyor.
Buna karşılık;
PISA örnekleminin manipüle edildiğinin,
Aynı hazırlıkların 203 okulun tamamında yapıldığının,
Ortak planın MEB merkez teşkilatı tarafından yazılı emirle zorunlu tutulduğunun,
Hazırlık faaliyetlerinin Türkiye’nin PISA puanını ne ölçüde etkilediğinin
mevcut belgelerle kanıtlanmadığı ifade ediliyor.
Raporda ayrıca motivasyon etkinlikleri, okul ziyaretleri ve teknik hazırlıkların tek başına OECD ihlali olarak değerlendirilemeyeceği belirtiliyor.
“Öğrenciler ve öğretmenler sorumlu tutulmamalı”
TÖBSEN, tartışmanın öğrenciler veya öğretmenler üzerinden yürütülmemesi gerektiğini de vurguluyor.
Basın açıklamasında, “Bu açıklamanın hedefi öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz değildir. Sorumluluk, bu faaliyetleri planlayan, talimatlandıran ve denetleyen idari makamlardadır.” ifadeleri kullanıldı.
Sendika, özellikle sınav öncesi hazırlık faaliyetlerinin hangi makamlar tarafından planlandığının, hangi talimatların gönderildiğinin ve çalışmaların OECD’ye bildirilip bildirilmediğinin açıklığa kavuşturulmasını istiyor.
MEB’e 10 kritik soru
TÖBSEN, Millî Eğitim Bakanlığına şu soruların yanıtlanmasını talep etti:
• Antalya’daki çalıştayın ardından 203 okula hangi talimatlar gönderildi?
• Tatvan ve Mersin’de ortaya çıkan aynı içerikli planların kaynağı nedir?
• Geçmiş PISA soruları kaç okulda ve kaç öğrenciye çözdürüldü?
• Bu çalışmalar OECD’ye bildirildi ve onaylandı mı?
• PISA 2025’e katılan 203 okulun tam listesi ve illere göre dağılımı nedir?
• Antalya çalıştayında kullanılan sunumlar, örnek sorular ve dağıtılan materyaller nelerdir?
• PISA çalışma planlarının boş şablonu ve dağıtım yazıları mevcut mudur?
• e-İzleme içerikleri hangi öğrenciler tarafından, hangi tarihlerde kullanılmıştır?
• Prova veya deneme sınavlarına ilişkin kitapçık, sonuç ve geri bildirim kayıtları tutulmuş mudur?
• Hazırlık faaliyetlerinin OECD veya ilgili uluslararası yüklenicilere bildirilip bildirilmediğini gösteren yazışmalar var mıdır?
“Belgeler korunmalı, süreç bağımsız incelenmeli”
TÖBSEN, bazı dijital belgelerin erişilemez hâle geldiğini belirterek ilgili kayıtların korunması çağrısında bulundu.
Sendika, özellikle okul planları, EBYS kayıtları, dağıtım yazıları, e-İzleme kullanım kayıtları, çalıştay sunumları, faaliyet raporları ve prova sınavlarına ilişkin belgelerin muhafaza edilmesini istedi.
OECD’nin kendi teknik standartları da standartların tam olarak karşılanmadığı veya veri kalitesinin sorgulandığı durumlarda bir adjudication, yani değerlendirme ve karar sürecinin işletilebileceğini belirtiyor. OECD’ye göre bu süreçte verilerin kalitesinin ve uluslararası karşılaştırılabilirliğinin ne ölçüde etkilendiği değerlendirilerek ek analiz veya kanıt gerekip gerekmediğine karar verilebiliyor.
TÖBSEN: “Gerçek başarı bütün çocuklara eşit eğitimle elde edilir”
TÖBSEN açıklamasını, PISA tartışmasını daha geniş bir eğitim politikası çerçevesine taşıyarak tamamladı.
Sendika, “Gerçek başarı, sınava girecek belirli bir öğrenci grubunu önceden hazırlayarak değil; ülkedeki bütün çocuklara eşit, bilimsel ve nitelikli eğitim sağlayarak elde edilir.” ifadelerini kullandı.
TÖBSEN, çocukların emeğinin, öğretmenlerin itibarının ve Türkiye’nin uluslararası güvenilirliğinin korunması amacıyla süreci takip edeceğini bildirirken, mevcut belgelerin kesin bir “usulsüzlük” hükmü için yeterli olmadığını; ancak OECD Standardı 5.2 bakımından ciddi biçimde incelenmesi gereken sorular bulunduğunu savundu.
Haber: Levent AŞKAR
