Hatay Yeni Haber Gazetesi

4 Mart 2026 - 03:33

Son Güncelleme :

16 Ocak 2026 - 20:05

reklam

Eğitim-İş Hatay 1 No’lu Şube’den Sert Rapor: “Eğitim Kamusal Hak Olmaktan Çıkarılıyor”
Birinci Dönem Değerlendirme Raporu Açıklandı: Eşitsizlik, Yoksulluk ve İdeolojik Müdahaleler Derinleşti
Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Hatay 1 No’lu Şube, 2025–2026 Eğitim Öğretim Yılı Birinci Dönem Sonu Değerlendirme Raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, Türkiye’de eğitimin kamusal niteliğinin sistemli biçimde zayıflatıldığı, eşitsizliklerin derinleştiği ve eğitim sisteminin piyasacı ve ideolojik tercihler doğrultusunda yönetildiği vurgulandı.
“Parasız Eğitim Fiilen Ortadan Kalktı”
Raporda, Anayasa’da güvence altına alınan parasız eğitim ilkesinin fiilen ortadan kalktığı ifade edilerek, devlet okullarının temel ihtiyaçlarının dahi veliler tarafından karşılandığı belirtildi. Temizlik, güvenlik, kırtasiye ve onarım giderlerinin kamu bütçesi yerine ailelerin omuzlarına yüklendiği vurgulandı.
Eğitim-İş’in verilerine göre, 2025–2026 eğitim yılı başında bir öğrencinin okula başlama maliyeti servis dahil yaklaşık 65 bin TL’ye ulaştı. Kırtasiye ve giyim giderlerinin asgari ücretin yüzde 85 ila 98’ine denk geldiği belirtilirken, bazı okullarda “bağış” ve “kayıt parası” adı altında talep edilen ücretlerin 10 bin TL’den 100 bin TL’ye kadar çıktığı ifade edildi.
Eğitime Erişimde Alarm Veren Tablo
Raporda, zorunlu eğitime rağmen 611 bin 612 çocuğun eğitim sisteminin dışında kaldığı bilgisine yer verildi. Ortaokul ve lise düzeyinde okullaşma oranlarının ciddi biçimde düştüğü belirtilirken, bu durumun yoksulluk, çocuk işçiliği ve erken yaşta evlilik gibi yapısal sorunlarla doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı.
İmam Hatip Liselerinin sayısındaki artışa da dikkat çekilen raporda, bu artışın bilimsel ve kamusal ihtiyaçlardan çok ideolojik tercihler doğrultusunda gerçekleştiği savunuldu.
Taşımalı ve İkili Eğitim Eleştirisi
Taşımalı eğitim uygulamasının yeni mağduriyetler yarattığı belirtilirken, yüz binlerce öğrencinin uzun mesafeler nedeniyle eğitimden kopma riskiyle karşı karşıya kaldığı ifade edildi. Büyükşehirlerde yaygınlaşan ikili eğitimin ise kalıcı bir yapısal soruna dönüştüğü, çocukların biyolojik ve pedagojik gelişimini olumsuz etkilediği kaydedildi.
Ücretsiz Yemek ve Temiz Su Yok
Derinleşen yoksulluğa rağmen okullarda ücretsiz yemek ve temiz içme suyu sağlanmadığı belirtilen raporda, bunun bir kaynak sorunu değil, bilinçli bir bütçe tercihi olduğu ifade edildi. Bu durumun sosyal devlet ilkesine ve çocuk haklarına aykırı olduğu vurgulandı.
MESEM’ler ve Çocuk İşçiliği Vurgusu
Mesleki Eğitim Merkezleri’nin (MESEM) fiilen çocuk emeğini yaygınlaştıran bir mekanizmaya dönüştüğü savunulan raporda, bugüne kadar MESEM kapsamında çalışırken 17 çocuğun hayatını kaybettiği hatırlatıldı. Zorunlu eğitimin kısaltılmasına yönelik tartışmaların ise çocuk işçiliğini ve eğitimden kopuşu artıracağı uyarısı yapıldı.
Laik ve Bilimsel Eğitimde Sistematik Aşınma
Raporda, ÇEDES Projesi başta olmak üzere birçok uygulamanın laiklik ilkesini ihlal ettiği, okulların ideolojik yönlendirmelere açık hale getirildiği belirtildi. Cemaat ve vakıflarla yapılan protokollerin kamusal eğitimin tarafsızlığını zedelediği ifade edildi.
Öğretmenler Yoksulluğa ve Güvencesizliğe Mahkûm
Eğitime ayrılan bütçenin büyük kısmının personel giderlerine ayrıldığı, yatırım payının ise yıllar içinde ciddi biçimde düştüğü vurgulandı. Ücretli öğretmenlik uygulamasının yaygınlaştırıldığına dikkat çekilen raporda, öğretmenlerin alım gücünün hızla eridiği, güvencesizliğin arttığı ifade edildi.
Eğitim-İş’ten Net Talepler
Eğitim-İş Hatay 1 No’lu Şube, raporun sonunda şu talepleri kamuoyuna açıkladı:
Zorunlu eğitimin tartışmaya açılmasına son verilmesi
Açık liselerin örgün eğitimin alternatifi olmaktan çıkarılması
MESEM’ler başta olmak üzere çocuk emeğini meşrulaştıran uygulamaların kaldırılması
Ücretli öğretmenliğe son verilerek tüm öğretmenlerin kadrolu istihdam edilmesi
Eğitim bütçesinin artırılması ve yatırım payının yükseltilmesi
Laik ve bilimsel eğitime yönelik ideolojik müdahalelerin durdurulması
Öğretmenlerin ekonomik ve özlük haklarının iyileştirilmesi
“Mücadeleden Geri Adım Atmayacağız”
Açıklamanın sonunda Eğitim-İş, kamusal, laik ve bilimsel eğitimi savunmaya devam edeceklerini vurgulayarak, “Eğitim bir lütuf değil, devletin vazgeçemeyeceği kamusal bir yükümlülüktür” mesajını verdi.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.