
Kadın Hekimler Mersin’den Seslendi: “Barış Olmadan Sağlık Olmaz”
Haber: Levent AŞKAR
Türk Tabipler Birliği (TTB) Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu tarafından düzenlenen “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Toplumsal Barış ve Sağlık Çalıştayı”, Mersin Tabip Odası ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı illerinden kadın hekimlerin katılımıyla düzenlenen çalıştayın ardından yapılan basın açıklamasında, barışın toplum sağlığı açısından vazgeçilmez bir gereklilik olduğu vurgulandı.
“Savaş, Yaşam Hakkını Doğrudan İhlal Eder”
Basın açıklamasını Mersin Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu üyesi Dr. Aybüke Tuğçe Mustan okudu. Mustan, yaşamın ve sağlığın en temel koşulunun barış olduğunu belirterek, kadınların yaşamı, sağlığı ve toplumsal barış arasındaki ilişkinin görünür kılınması amacıyla bir araya geldiklerini ifade etti.
Savaşın, tüm hakların temeli olan yaşam hakkını ihlal ettiğine dikkat çeken Mustan, savaş dönemlerinde özgürlük ve eşitlik ilkelerinin askıya alındığını, emek ve beden sömürüsünün derinleştiğini söyledi. Kadın bedeninin çeşitli gerekçelerle denetim altına alındığını belirten Mustan, bu sürecin toplumsal eşitsizlikleri daha da artırdığını dile getirdi.
Şiddetin İlk Hedefi Kadınlar
Açıklamada, savaşın sonuçları olan göç, yoksulluk ve şiddetin tarih boyunca en çok kadınları etkilediği vurgulandı. Artan şiddetin, toplumsal yaşamda ilk olarak kadınların bedeninde ve yaşamında görünür hâle geldiği kaydedildi.
Şiddetin; cinsiyetçi söylemlerden başlayarak beden dokunulmazlığının ihlaline, ekonomik ve sosyal eşitsizliklere, kürtaj ve doğum kontrol yöntemlerine erişim sorunlarına, temel sağlık hizmetlerinin aksamasına kadar geniş bir alanda yeniden üretildiğine dikkat çekildi. Ayrıca kız çocuklarının eğitimden uzaklaştırılması ve çocuk yaşta evliliklerin de bu tablonun bir parçası olduğu ifade edildi.
“Barış, Kadınlar İçin Günlük Bir İhtiyaçtır”
Gerçek barışın yalnızca çatışmasızlık anlamına gelmediğini belirten kadın hekimler, özgürlük ve eşitliğin yaşamın her alanına nüfuz ettiği bir toplumsal düzenin inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Barışın, kadınlar açısından gündelik yaşamın her anında hissedilen temel bir gereksinim olduğuna dikkat çekilen açıklamada, kadınların tarihsel olarak savaşın değil barışın öznesi olduğu ifade edildi.
“Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur”
Sağlık çalışanlarının toplumla kurduğu doğrudan ve sürekli temasın yalnızca tedavi değil, aynı zamanda onarıcı bir rol üstlendiğine dikkat çekilen açıklamada, savaşın toplum sağlığı üzerindeki kısa ve uzun vadeli etkilerinin göz ardı edilemeyeceği belirtildi.
Barışın tesisi, sağlık çalışanları için yalnızca bir yurttaşlık talebi değil; toplum sağlığının korunması açısından zorunlu bir gereklilik olarak tanımlandı. “Hekimler yaşamı savunur ve savaş bir halk sağlığı sorunudur” ifadesiyle mesleki sorumluluğa vurgu yapıldı.
Eşitlik Vurgusu ve Somut Talepler
Kadın hekimler, cinsiyet temelli nefret ve ayrımcılığın ortadan kaldırılmadığı bir ortamda gerçek barışın mümkün olmayacağını belirtti. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin gözetildiği, cinsiyetçi şiddetin sona erdiği bir düzenin barışın temel koşulu olduğu ifade edildi.
Açıklamada şu talepler sıralandı:
-İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden dönülmesi,
-6284 sayılı Kanun’un etkin biçimde uygulanması,
-Kadınların Medeni Kanun’dan doğan haklarını ve LGBTİ+ bireylerin yaşam ile sağlık haklarını geriye götüren uygulamalardan vazgeçilmesi,
-Eğitimden sağlığa kadar tüm alanlarda kadın ve çocuk haklarını önceleyen politikaların hayata geçirilmesi.
Kadın hekimler, Hipokrat yemini ve mesleki sorumlulukları gereği yaşamı savunmaya devam edeceklerini belirterek açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:
