
HAMOK ve DAÇE’den “Hatay’da Su Güvenliği Seferberliği” Çağrısı
Hatay Akademik Meslek Odaları Koordinasyon Kurulu (HAMOK) ile Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri (DAÇE), Su ve Kuraklık Çalıştayı’nın ardından kapsamlı bir yol haritası açıkladı. Açıklamayı HAMOK Dönem Sözcüsü ve Hatay Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Sevdar Yılmaz kamuoyuyla paylaştı. Kurumlar, Hatay için “Su Güvenliği Seferberliği” başlatılması çağrısında bulundu.
Haber: Levent AŞKAR
Hatay Su Krizini En Yoğun Hisseden İllerden Biri
HAMOK ve DAÇE tarafından 6 Aralık 2025 tarihinde düzenlenen “Su ve Kuraklık Çalıştayı”nda, Hatay’da yaşanan su sorunları çok boyutlu olarak ele alındı. Açıklamada, Hatay’ın iklim krizi, kuraklık, su kaynaklarının azalması ve özellikle deprem sonrası altyapı sorunları nedeniyle su krizini en yoğun yaşayan illerden biri olduğuna dikkat çekildi.
Su kaynaklarındaki azalma ve kirliliğin; plansız sanayileşme, çarpık kentleşme, orman tahribatı, endüstriyel tarım, vahşi madencilik ve küresel iklim krizi gibi etkenlerle derinleştiği vurgulandı. Önlem alınmaması halinde önümüzdeki 15-20 yıl içinde geri dönüşü zor su sorunlarıyla karşı karşıya kalınabileceği ifade edildi.
Doğu Akdeniz Havzası’nda son 15 yılda yaklaşık yüzde 40 oranında su kaybı yaşandığına işaret edilen açıklamada, Çukurova’nın ciddi bir su krizine hızla yaklaştığı belirtildi.

Çalıştayda Çok Boyutlu Değerlendirme
Çalıştay kapsamında düzenlenen panelde;
Hatay’da su kaynaklarının potansiyeli ve mevcut durumu,
Kuraklık eğilimleri ve mücadele stratejileri,
Çiftçilerin kuraklık sürecindeki deneyimleri ve finansman sorunları,
Kuraklık ve susuzluğun insan sağlığına etkileri
başlıkları ele alındı.
Yerel yönetimler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gerçekleştirilen masa çalışmalarında ise kentsel, tarımsal ve ekolojik boyutları kapsayan çözüm önerileri geliştirildi.
“Su Kanunu Çıkarılmalı, Kuraklık Master Planı Hazırlanmalı”
Açıklamada, su yönetimindeki hukuki boşlukların giderilmesi için kamu yararını önceleyen kapsamlı bir “Su Kanunu” çıkarılması gerektiği belirtildi. Bu kanunun;
Suya duyarlı şehir planlamasını,
Havza bazlı koruma ve taşkın-kuraklık yönetim planlarını,
Yağmur suyu hasadı ve gri su geri kazanımını,
Temiz suya erişim hakkını,
Su verimliliği ve tasarrufunu
güvence altına alması gerektiği ifade edildi.
Ayrıca HATSU tarafından kuraklık risk haritalarının oluşturulması, “Kuraklık Faaliyet Planı” hazırlanması ve 2026-2056 yıllarını kapsayan içme suyu, atık su ve yağmur suyu yönetimi için bir master plan hazırlanması çağrısı yapıldı.
Asi Nehri ve Amik Gölü İçin Acil Adım
Hatay’ın en önemli su kaynaklarından Asi Nehri’ndeki kirliliğin önlenmesi için havza bazlı rehabilitasyon projesi başlatılması istendi. Nehrin korunması için sınır aşan sular kapsamında uluslararası hukukun işletilmesi gerektiği vurgulandı.
Kurutulan Amik Gölü’nde ekolojik dengenin yeniden sağlanması amacıyla bilim kurulu oluşturulması, nehir ve dere ıslahlarında beton kaplama uygulamalarından vazgeçilmesi ve doğal akışın korunması gerektiği kaydedildi.

Tarımda Vahşi Sulamaya Son
Tarımsal su kullanımını azaltmaya yönelik öneriler arasında;
Vahşi sulamadan vazgeçilmesi,
Damlama ve yağmurlama sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması,
Çiftçilere hibe ve destek programlarının artırılması,
Arıtılmış atık suların tarımsal sulamada kullanılması,
Kapalı sulama sistemlerine geçiş,
Ekolojik tarım uygulamalarının teşviki
yer aldı.
Depremde zarar gören çiftçilere her türlü devlet desteğinin sağlanması gerektiği de ifade edildi.
Sanayi ve Kentsel Kullanımda Sıkı Denetim
Açıklamada, su kirliliğine neden olan sanayi tesislerinin rehabilite edilmesi, arıtılmış su kullanımının zorunlu hale getirilmesi ve teknik olarak kirliliği önleyemeyen tesislerin kapatılması gerektiği belirtildi.
Yağmur suyu hasadının zorunlu hale getirilmesi, gri su geri kazanımı, su tasarruflu ekipmanların yaygınlaştırılması ve altyapı kaçaklarının denetlenmesi önerileri de paylaşıldı.
Ayrıca, su kaynakları çevresindeki beton santralleri, taş ocakları ve maden faaliyetlerinin kaldırılması gerektiği vurgulandı.
“Hatay’da Su Güvenliği Seferberliği Başlatılmalıdır”
HAMOK Dönem Sözcüsü ve Hatay Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Sevdar Yılmaz tarafından okunan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Hatay’da su güvenliği seferberliği başlatılmalıdır. Kamu yararını gözeten, su kullanıcılarını da kapsayan kapsamlı müdahaleler hayata geçirilmezse, Hatay’ın su geleceği hem miktar hem de kalite açısından yetersiz ve dirençsiz hale gelecektir. İklim krizi ve su sorunları bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalı; iklim, su, enerji, tarım ve ekosistem politikaları havza ölçeğinde, katılımcı bir anlayışla oluşturulmalı ve uygulanmalıdır.”
HAMOK ve DAÇE, çalıştayda alınan kararların uygulanması için gerekli çalışmaları sürdüreceklerini ve gelişmeleri kamuoyuyla paylaşacaklarını bildirdi.
