
LEVET AŞKAR YAZDI
Gazeteci- Köşe Yazarı
ÇOCUKLAR KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR!
Bir meslek, bir unvan, bir yaş… Hiçbiri çocuklarımızın güvenliğinden daha değerli değildir.
Toplum olarak birçok konuda farklı düşünebiliriz. Siyasi görüşlerimiz, yaşam tarzlarımız ve olaylara bakış açılarımız farklı olabilir. Ancak konu çocuklarımız olduğunda, tüm farklılıklar bir kenara bırakılmalıdır. Çünkü çocuklar, hepimizin ortak vicdanı ve ortak geleceğidir.
Hatay’da son günlerde kamuoyuna yansıyan ve büyük infial yaratan iddialar da tam bu nedenle toplumun gündeminin ilk sıralarında yer almaktadır.
İddialara göre, uzun yıllardır gazetecilik yapan ve ileri yaşta olan bir kişinin, akşam saatlerinde 9 yaşındaki bir kız çocuğunu ofisine götürdüğü, ofisin kapısını içeriden kilitlediği yönündeki ihbar üzerine emniyet ekipleri harekete geçti. Yapılan çalışmalar kapsamında güvenlik kamerası kayıtlarına el konulduğu, görüntülerin incelemeye alındığı ve yürütülen soruşturma çerçevesinde ilgili kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.
Soruşturma devam ettiği ve adli süreç henüz tamamlanmadığı için kişi ismine bu köşe yazısında yer vermiyoruz.
Çünkü hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan masumiyet karinesi, hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan herkes için geçerlidir.
Ancak aynı hukuk devleti, çocukların korunmasını da en temel görevlerinden biri olarak kabul etmektedir.
Gazetecilik Güven Mesleğidir
Gazetecilik yalnızca haber yazmak değildir.
Gazetecilik; güven vermektir.
Toplum adına soru sormaktır.
Haksızlığın karşısında durmaktır.
Kamu adına denetim görevini yerine getirmektir.
Bu nedenle gazetecilik mesleğini yapan herkes, sıradan bir vatandaştan daha büyük bir sorumluluk taşır.
Çünkü yapılan her davranış yalnızca kişiyi değil, yıllardır dürüstlükle mesleğini yapan yüzlerce gazeteciyi de doğrudan etkiler.
Bir kişinin davranışı nedeniyle bütün gazetecileri suçlamak ne kadar yanlışsa, gazetecilik unvanının hiç kimseye ayrıcalık sağlamayacağını da unutmamak gerekir.
Şeffaflık Susarsa, Söylentiler Çoğalır
Olayın en dikkat çekici yönlerinden biri ise kamuoyunun beklediği resmî açıklamanın hâlâ yapılmamış olmasıdır.
İlgili kişinin gözaltına alındığı bilgisi kamuoyuna yansımış olmasına rağmen, ne Hatay Valiliği ne de Hatay İl Emniyet Müdürlüğü tarafından soruşturmanın gizliliğini ihlal etmeyecek ölçüde bir bilgilendirme yapılmamıştır.
Elbette soruşturmanın selameti korunmalıdır. Ancak toplumda büyük yankı uyandıran ve çocukları ilgilendiren böylesine hassas olaylarda yapılacak sınırlı ve resmî bir açıklama, bilgi kirliliğinin ve spekülasyonların önüne geçecektir.
Bugün Hatay’da kamuoyunda, bu sessizliğin nedenine ilişkin çeşitli iddialar konuşulmaktadır. Bunlardan biri de gözaltındaki kişinin üst düzey makamlarda görev yapan bazı isimlerle akrabalık ilişkisi bulunduğu yönündeki söylemlerdir.
Bu iddiaları doğrulayacak resmî bir açıklama ya da somut bir delil bulunmadığı için bunları gerçekmiş gibi kabul etmek mümkün değildir.
Ancak tam da bu nedenle devlet kurumlarının sessiz kalmak yerine, hukuk sınırları içerisinde kamuoyunu bilgilendirmesi büyük önem taşımaktadır.
Çünkü devletin görevi yalnızca adaleti sağlamak değil, adaletin herkese eşit uygulandığı konusunda toplumun güvenini de korumaktır.
Hukuk Herkes İçin Eşit Olmalıdır
Hiç kimse peşinen suçlu ilan edilemez.
Ama hiç kimse de sahip olduğu makam, meslek, nüfuz veya akrabalık ilişkileri nedeniyle ayrıcalıklı bir konuma getirilemez.
Toplumun beklentisi son derece açıktır.
Deliller konuşmalıdır.
Kamera kayıtları incelenmelidir.
Tanıklar dinlenmelidir.
Savcılık soruşturmasını titizlikle yürütmelidir.
Ve nihai kararı bağımsız mahkemeler vermelidir.
Adalet, söylentilere göre değil; hukuka ve delillere göre tecelli etmelidir.
Çocukların Sessiz Çığlığını Duymak Zorundayız
Çocuklarımızın güvenliği konusunda en küçük bir ihmal dahi kabul edilemez.
Şüpheli görülen her olay, hiçbir ayrım yapılmaksızın ciddiyetle araştırılmalı; çocukların üstün yararı her türlü makamın, unvanın ve kişisel ilişkinin üzerinde tutulmalıdır.
Çocuklarımızın geleceğini korumak, yalnızca devletin değil, toplumun ve basının da ortak sorumluluğudur.
SÖZÜN BİTTİĞİ YERDE ADALET KONUŞMALI
Bugün herkesin gözü yürütülen soruşturmadadır.
Beklentimiz ne linçtir ne de peşin hükümdür.
Beklentimiz; şeffaf, tarafsız ve adil bir yargı sürecidir.
Gerçekler neyi gösteriyorsa, hukuk onu ortaya koymalıdır.
Eğer iddialar asılsızsa, ilgili kişi hukuk önünde aklanmalıdır.
Eğer iddialar doğruysa, gereken yaptırımlar hiçbir ayrıcalık gözetilmeksizin uygulanmalıdır.
Çünkü çocuklarımızın güvenliği; hiçbir makamdan, hiçbir meslekten, hiçbir unvandan ve hiçbir kişisel ilişkiden daha önemli ve daha değerlidir.
Hatay kamuoyu bugün cevapsız kalan soruların yanıtını beklemektedir.
Unutulmamalıdır ki, adalet yalnızca yerini bulduğunda değil, toplum tarafından görüldüğünde de güven verir.
